güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

KİMLER KARDEŞ OLABİLİRLER?

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:51

 

Değerli Okurlarım;

Kardeşlik denilen kelime köken olarak Türkçemizde karındaşlık kökeninden kaynaklanarak gelen bir kelimedir. Bu nedenle bu kelimenin aslı aynı anneden meydana gelen bireylerin birbirine yakınlık derecesini gösteren bir ibare olmak durumundadır. Daha geniş manada söylemek gerekirse aynı karında yatmış dolayısıyla aynı anneden doğmuş kişilerin birbirine yakınlığını ifade eden bir kelimedir. Gerçi bu kelime daha sonra anlam genişlemesine uğramış sadece anneye bağlı kalmayıp, babayı da kapsayan bir anlam genişlemesi göstererek aynı ebeveynin çocuklarının birbirine yakınlığını ifade eden bir kelime olmuştur. Kelimenin anlam genişlemesi daha sonra daha da geniş kapsamlara yönelmiş bazen aynı milletten aynı ulustan olmayı, bazen aynı dinden yani aynı dinin mensubu olmaktan gelen yakınlığı bağı ifade eden bir hale gelmiştir. Nitekim aynı milletin bireyleri birbirine kardeş sayıldığı gibi aynı din mensuplarının birbiriyle kardeş sayılıp böyle ifade edilmesi de bu nedenle mümkün olabilmiştir. Kabaca bu izahtan sonra şunu kesinlikle söylememiz mümkündür ki insanların veya insan gruplarının kardeşliğinden bahsedebilmemiz için kardeş diyeceğimiz kitlelerin bir ortak noktada birleşebilmiş olmaları kendileri için var oluş açısından temel kaideyi ifade eden bir esası veyahut bir timsali ortak olarak kabul etmiş olmaları gerekmektedir. Nasıl aile veya aileler ortamındaki bireylerin kardeşliğinden bahsedebilmek için onların ortak bir ebeveyne sahip olmaları aranıyorsa daha geniş insan kitlelerinin kardeşliğinden bahsetmek içinde onların ortak bir menşeinden bahsetmek gerektiğine inanmaktayım. Bu nedenle aynı ırktan olanlar ancak birbirine kardeş olabilirler veyahut da aynı din mensupları birbirine kardeş olabilirler düşüncesini taşımaktayım. İşin doğrusu da bence zaten budur. Hal böyle olunca nasıl bir Türk’ün, bir İngiliz’le, bir Yunan’la kardeşliğinden bahsedilemezse bir İslam’ında, bir Hıristiyan’la yahut Musevi ile veyahut tanrısız dinlere mensup birisiyle kardeşliğinden de söz edilemez. Ancak ve ancak Türk’ün Türk’le, Arap’ın Arap’la, Fransız’ın Fransız’la kardeş olması, kardeş sayılması Hıristiyan’ın Hıristiyan’la, Musevi’nin Musevi ile İslam’ın da İslam’la kardeş görülmesi ve kabul edilmesi mümkün olabilir. Bu arada şunu da vurgulamak isterim ki aynı ulustan olmanın getirdiği kardeşlik kan bağına yani bir oranda biyolojik esaslara dayanan gerçek kardeşliği oluştururken aynı din mensubu kişilerin birbiriyle kardeşliği gerçek kardeşlik yerine daha ziyade itibari farazi bir kardeşliği oluşturur kanaatindeyim. Tekrar önemle vurgulamak isterim ki ulus bireylerinin kardeşliği gerçek kardeşlik olurken, din kardeşliği ona nazaran biraz daha saymaca hatta birazı fazla, tam manasıyla nazari teorik bir kardeşliktir. Bu genel bilgilerden sonra hemen şunu belirtmek isterim ki ülkemizde PKK sorunu, PKK terörü daha geniş manada terör olayları başladığı andan itibaren toplumda çıkacak ayrılıkları bölünmeleri önlemek amacıyla ortaya atılan bazı sloganlar yukarıda belirttiğim kardeşlik kavramlarına tamamen ters düşen beyanlar durumundadırlar. Nitekim ülkemizde sağ-sol çatışması şeklinde başlayıp bugün Ayrılıkçı Kürtlerle devletin arasındaki bağımsızlık mücadelesi şekline dönüştürülmek istenen terör faaliyetleri karşısında yönetim ve toplum bu yanlış beyana yönelen sloganları kullanmayı çare olarak görmeyi sürdürmektedirler. Bu nedenle PKK ve Ayrılıkçı Kürtlerin, Merkezi Hükümete karşı, Türk toplumuna karşı giriştikleri her türlü can yakıcı menfur terör faaliyeti karşısında toplumu “ Kürt-Türk kardeştir, bunu bilmeyen kalleştir”  sloganını söyleyerek karşılamaya itenler; sözde bu yolla devlete cephe alan PKK ve Ayrılıkçı Kürtlük davası yanlılarını Türklük hesabına kazanmaya çalışmaktadırlar. Bence bu davranış hem kardeşlik mefhumuna kardeşlik mefhumunu, irdelemeye hem de PKK ve Ayrılıkçı Kürtleri, Türk toplumuna kazanmaya çalışmak açısından kullanılan bir yanlış slogandır. Çünkü bu slogan Ayrılıkçı Kürtleri ve PKK’lıları Türk toplumuna kazandırmak yerine aslında onların tezi olan Kürtlerin Türklerden ayrı bir ırk olduğu tezini doğrulamaya yarayan doğrulayan bir slogandır. Bir an durup düşünelim; Türk-Kürt kardeştir derken slogan aslında bir Türk denilen ayrı kitle, bir de Kürt denilen ayrı kitlenin birbirinden ayrı şekilde varlığını kabul etmektedir. Ondan sonra da bu iki kitlenin kardeşliğini ilan etmektedir. Peki, bu iki ayrı kitlenin kardeşliği hangi temel esas etrafında söz konusu olabilecektir ki Türk ve Kürt denilen kitleler kendilerine birbirlerine kardeş sayabilsinler, kardeş olabilsinler. Ayrılıkçı Kürtler ve PKK zaten Kürtlerin ayrı bir millet olup ayrı bir devlet şeklinde yaşamasının gerektiği iddiasında değil midirler ki? Böyle bir iddiada bulunan kitlenin onlara hak veren bir sloganla Türklerle kardeşliğe yanaştırılması nasıl mümkün olacaktır? Bence bu slogan zaten Ayrılıkçı Kürtleri, PKK yandaşlarını Türklerle kardeşliği yanaştırmaya değil aslında Türk kitlesini onların her türlü zararlı çalışma ve propagandalarına rağmen onları hoş görmeye onlara toleranslı davranmaya, ikna etmeye hazırlamak için kullanılmaktadır. Çünkü bu slogan onlara hiçbir şey ifade etmezken, onlar arasında bu slogan hiçbir zaman kullanılmazken Türk toplumu arasında bu slogan kullanılmakta Ayrılıkçı Kürtlerin ve PKK’lıların şehit ettiği, evlatlarının cenaze merasimlerinde bile Türk toplumu bireylerine sözünüm ettiğim bu slogan dile getirilerek onları bu zararlı gruba karşı toleranslı davranmaya çağırmayı sürdürmektedir. İş bu kadarla da kalmamakta Türk toplumundan bu duruma herhangi bir itiraz olmasın diye yani ben Ayrılıkçı Kürt’le, PKK yandaşı ile nasıl kardeş olurum diyenler çıkmasın, çıkıp Türk toplumunu Ayrılıkçı Kürtlere, PKK’lılara karşı tepki vermeye yönletmesinler diye slogana hemen şu tehditte eklenmektedir. “ Türk-Kürt kardeştir, bunu bilmeyen kalleştir” bu sloganın sonundaki Türk-Kürt kardeşliğini bilmeyenin, kalleş olmakla suçlanma tehlikesi Türk toplumunda bu slogana itirazları ortadan kaldırmaya yönelik bir beyandır diye düşünmekteyim. Şimdi bir an için bu sloganın ifade etmek istediği olmasını sağlamaya çalıştığını düşündüğümüz Kürt-Türk kardeşliğini irdelemeye çalışalım. Bir başka deyişle Türk-Kürt ne zaman kardeş olabilir? Düşüncesini irdeleyelim.

Bence bunun bir tek yolu vardır. Kürtler ve Türkler ayrı birer toplum olmayı ve birbirlerine hasım olmayı sürdürdükleri sürece kardeş olmaları mümkün değildir. Bir başka deyişle bir Türk, Kürt kitlesini ayrı bir millet kabul etmediği takdirde Ayrılıkçı Kürtler ve PKK yanları gözünde düşman olmayı sürdürecektir. Aynı şekilde Kürt, ayrılıkçı zihniyette ise PKK yanlısı bir görüşte ise yani Kürtlerin ayrı bir millet olduğu görüşünde ise Türk toplumu tarafından iyi gözle bakılması dost görülmesi imkânsız olan bir kişidir, yani düşman görülen bir kişidir. Hal böyle olunca bu iki grubun birbirini bırakın kardeş görmesi dost görmesi bile mümkün değildir. Tabii bu söylediğim bütün Kürtleri kapsayacak bir irdeleme değildir. Bu sözünü ettiğim irdelemenin dışında kalan kendini Türk ırkının Türk ulusunun bir alt kültür grubu olarak görüp Türk Milletinin bir bireyi olarak kabul eden, Kürtler için yukarıda sözünü ettiğimiz kardeşlik her zaman için geçerlidir. Çünkü kendini Türk ana ırkı içerisinde sayan herkes Çerkez’iyle, Laz’ıyla, Yörük’üyle, Muhacir’iyle, Kürt’üyle, Türk’tür. Bu nedenle hangi alt kültür grubuna mensup olursa olsun Türk ırkı mensubu olan herkes kardeştir. Bu gibi kimselerin Çerkez olması, Muhacir olması Kürt olması hiçbir şeyi değiştirmez. İşte bu durumdaki Kürtlerle, Türklerin kardeşliğinden söz edilebilir. Türk-Kürt kardeşliği Türk ve Kürt’ün kendini aynı millet sayması durumunda söz konusudur. Bence Türk-Kürt kardeştir, bunu bilmeyen kalleştir şeklinde slogan atıp bu yolla Türk-Kürt kardeşliğini sağlamaya yönelenler hangi takdirde bu sloganın geçerli olduğunu izah etmedikleri için, izah etmeden kullandıkları için hatadadırlar. Hatta ama bilerek ama bilmeyerek Türk toplumunu Ayrılıkçı Kürtlere, PKK yandaşlarına toleranslı davranmaya, onlara hoşgörü ile bakmaya, onlara kucak açmaya yöneltmeye sebep olmaları dolayısıyla sloganın sonundaki kalleşlik özelliğini kendileri taşıma durumuna düşmektedirler. Çünkü Türk Milletini onu inkâr edip onu düşman gören kitle ile kardeş olmaya yöneltmekte, yöneltmeye çalışmakta bence kalleşliktir. Bu nedenle şunu önemle vurgulamak isterim ki Ayrılıkçı Kürtlerle, PKK yandaşlarıyla hiçbir Türk bireyi, hiçbir Türk alt kültür grubu bireyi kardeş olamaz. Buna PKK yandaşı olmayan Ayrılıkçı düşünce taşımayan Kürt alt kültür grubu bireyleri de dâhildir. İşte Kürt-Türk kardeştir derken kardeş olarak belirlenen Kürt gurubunun bu gurup olduğu bunun dışında kalan Ayrılıkçı Kürtlerin, PKK’lıların, PKK yandaşlarının bu kardeşlik dışında olduğu mutlaka vurgulanmalıdır. Bence daha efseli bu Türk-Kürt kardeştir, bunu bilmeyen kalleştir sloganı bir daha kullanılmamak üzere kesinlikle ortadan kaldırılmalı, kullanılmamalıdır. Bunun yerine Türkiye’deki tüm Türklerin kardeşliğinden bahseden sloganlar kullanılmalı toplum bu sloganlarla birleştirilmelidir. Mesela bu konuda en birleştirici slogan Atatürk’ün ortaya attığı; “ Ne mutlu Türk’üm diyene” sloganı olmalı, Türkiye üzerinde yaşayan herkesin Türk olduğu toplumun her kesimine kabul ettirilmeli bu kabulün Türk ırkının üstünlüğünü kabul ettirmek değil, Türkiye denilen ülkenin vatandaşlarının birleştiriciliği için gerekli unsur olduğu vurgulanmalıdır. İşte o zaman Türk’üyle, Laz’ıyla, Kürt’üyle ülkemizde yaşayan herkes tek vücut olacak kardeş olacak, kardeşlik o zaman gerçekleşecektir. Zaten kardeşliğin gerçekleşebilmesi için bu durum şarttır. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.