güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

KABACA DİNLER TARİHİ İÇERİSİNDE ŞEYTAN KÜLTÜ-8

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Şeytan bu ilk karşılaşmada ilk etapta bazı gerçekler farkına varmıştır. Havada yaptığı ikna şeytana kadının kendisi karşısında erkekten zayıf olduğunu göstermiştir. Üstelik kadın kendi zayıflığı yanında erkeğin kandırılmasında şeytana yardımcı ve doğal müttefiktir. Şeytan bu tecrübesini kıyamete kadar kullanarak insanlığı daha kolay yanıltabileceğini anlamış ve kadınları faaliyetlerinde araç olarak kullanmayı belirlemiştir.

 

Hakikaten kadınlar şeytanın insanları yanıltma faaliyetindeki en önemli araçlarındandır.

 

Âdem ve Havva’nın cennetten kovulmasıyla, Peygamber (Adem şeytan mücadelesi dünya üzerinde devam edecektir. Cennette bulundukları sırada şeytanın cennete girmesinin yasaklığı nedeniyle şeytan Âdem mücadelesinde Adem koruma altındadır.

 

Halbuki dünya’ya indirildikten sonra  Âdem bu avantajından yoksundur. Hatta şeytan avantajlıdır çünkü onun ömrü kıyamete kadar süreceği halde Ademin ömrü sınırlıdır. Bu durum aslında Adem'in dez avantajı değil ondan türeyecek insanlığın dezavantajıdır. Adem kısa ve sınırlı yaşamında şeytanla savaşacak mücadele edecek fakat ölünce onun mücadeleleri bitecek o kurtulacaktır. Halbuki ondan gelen yeni nesillerin şeytan ve onun hileleriyle mücadeleleri kıyamete kadar sürecektir.Her yeni nesill deneyimsiz olarak bu mücadeleye baş kayıp yılların tecrübesine sahip şeytanla mücadeleyi sürdürecektir.Bu insanlığın dez avantajıdır ancak insanlık yazı ve tarih din gibi mefhumları ortaya koyarak bu eksikliği gidermeye çalışacaktır.

Tanrına bu mücadelede başarılı olmaları için insanlara belirli aralıkla Peygamber denilen rehberler ve kutsal kitaplar göndererek koruyuculuk ve himayesini sürdürmüştür.

Bu gönderilen Peygamberler ve kitapları insanlıkları dinde görülen semavi dinlerin doğmasını sağlamıştır. Tanrı insanlarla şeytanın mücadelelerini zaafa düşen toplumlara kendilerinden gönderdiği Peygamberler(elçiler) aracılığıyla desteklemiştir. Peygamberler içinde görevlendirdikleri toplumları bilinçlendirerek iyi-kötü mücadelelerinde şeytanın kandırmasından koruyarak tanrının yani iyiliğin yanında yer almalarını koruyarak Tanrının yani iyiliğin yanında yer almalarını sağlamaya çalışmışlardır.Bu uğurda pek çok tanrı elçisi şeytanın kandırdığı insan topluluklarını tanrı yanına çekmek Şeytan-Tanrı mücadelesinde tanrı yanında yer almaya zorlamak için zahmet çekmiş hatta hayatlarından olmuştur.

Tanrı şeytanın insanla mücadelesinde insanlığı peygamberler ve kutsal kitaplarda desteklerken şeytanda has durmamıştır. Peygamberlere bir sürü sorunlar yaratmış ve onları insanların gözünden düşürmek için uğraşmıştır.

Bir yandan da insanları Adem gibi dışarıdan kandırmak yerine insanların ebediyen içlerine yerleşmeyi düşünmüş olduğu rivayetlerini belirten hikayeler de vardır.

Bu hikayeye göre şeytan Dünyaya inen Ademin etrafında dolanmaya devam etmiş ve ona yanlış iş yapmaya sevk etmeye çalışmıştır. Adem her zaman şeytanı yanından kovmuştur ancak Adem'in çevresinde bulunup ona yanlış yaptırmak isteyen şeytan değişik şekillere girmiş ve onun çevresinde kalmıştır ne yaptıysa kurtulamayan Adem en son oğlak şeklinde yanına gelen şeytanı kesip yemiştir.

Bu andan itibaren şeytan Adem'in içine yerleşmiş ve bu işle Adem'İn sürecek insanlığında içine yerleşmiş insanlığın babası Adem hakkında bu rivayetler oldukça tuhaf kaçmaktadır. İlk Peygamber ve insanlığın babası Adem'in nesline bu kötülüğü yapması şeytanı insanlığın içine sokması her halde düşünülemez.Ama şeytan bu rivayetlerdeki gibi insanları içinden dürtülerle aldatmaktadır nitekim yer yüzünde ilk cinayet olayı da bu tür dürtüleri ne deniyle Kabil tarafından işlenmiştir.Bu cinayette şeytanın insan nesline karşı ilk galibiyetlerindendir.Olayın faili şeytanında durağı olan cehennemin ilk sakinidir. Şüphesiz semavi dinlere göre bütün Peygamberler şeytan-insan iyilik kötülük mücadelesinde görev yapmışlardır. Ancak her peygamber bu mücadelede önemlidir bunlardan ilki Adem ikincisi İbrahim Peygamberdir.Ne tesadüftür ki bu iki Peygamberde dünya üzerindeki aynı aracı üzerinde yaşamış ve huzurda şeytanla ve şeytana uyan guruplarla mücadelelerini burada yapmışlardır.

Adem'de Mekke civarında yaşamış İbrahim de Mekke civarında yaşam dönemi geçirmiştir. Mekke’de bulunan Kabe denilen binanın ilk yapılışı Adem midir? İbrahim midir? bilinmez. Fakat daha ziyade ibrahime mal edilir.

İbrahim Peygamber'de şeytanı bizzat görüp bilgiil mücadele veren peygamberlerden biridir.

Bilinen İsmail Peygamberin kurban edilme hikayesinde İbrahim Peygamberi, İsmail Peygamberi ve İbrahim'in elli Hacer'i kandırıp bu faaliyeti (İsmail'in kurban edilmesi) engelleyerek İbrahim ve ailesini tanrıya asi duruma getirmeye çalışmıştır. Bu olay arasında İbrahim ve İsmail Peygamberlerin takındığı tavır ve davranışlar aynen İslam hacılar tarafından tekrar edilmekte üç yerde şeytan taşlama seronomisi yapılmaktadır.

İbrahim peygamber sadece şeytanın kendisiyle mücadele etmemiş onun kandırdığı Asur kazılı olması muhtemel Nemrut ve Mısır kralı Firavun ile de mücadele etmiştir  bu şeytanın azdırdığı krallarla mücadeleleri bu uğurda uğradığı cezalar tarihi kalıntılarla maddi dini hikayelerle manevi sahada sübut etmiş olarak bulunmaktadır Urfa dolaylarındaki kalıntılar ve göl bu mücadelenin geçtiği sahanın somut görüntülerdir.

İbrahim’den sonra şeytan ve onun azdırdıkları ile en büyük mücadeleyi veren  Musa Peygamber olmuştur.

Bu mücadele bir yandan da Peygamberi olduğu beni İsrail kaviminin bozuk şeytani inançlarıyla gerçekleşmiştir.

Musa Peygamber gerek Firavuna karşı gerek Beni israile karşı mücadelesinde tanrı tarafından mucizelerle ve Tevrat denilen kutsal kitapla desteklenmiştir. Musa peygamberle başlayan beni israil toplumundaki şeytan-Peygamber mücadelesi ondan sonraki peygamberlerle devam etmiştir. Davut olsun Süleyman olsun hep aynı mücadeleyi yaşamışlardır.Yine aynı sahada ve aynı beni israil toplumu içinde doğmuş ve gelişmiş bir Peygamber olan isanın da şeytan-Peygamber mücadelesine  devam ettiği kesindir.Bu nedenledir ki şeytanın kandırdığı israiloğulları arasında ancak 12 kişiye kendimi ve kaidelerini kabul ettirebilmiştir.Bunlara havatiler denmiştir.Şeytanın yanıltması sadece israiloğullarını düşmanlığını getirmemiştir.Romalılarda isa'ya israiloğullarının şikayetlerini göz önünde bulundurarak düşman etmiştir.Hatta şeytan Haranları arasından birini de yanıltmış ve isa'nın yerini belirtip yakalanmasını sağlamasını temin etmiştir.Bunun sonucunda isa sarmıha gerilerele öldürmüştür.

Şeytan bu zafere yetinmemiş İsa'nın getirdiği dinin esasların insanlar tarafından bozulmasına da katkıda bulunmuştur. Hıristiyanlık esaslarından sapılmalar olmuş olsa da bugünkü Hıristiyanlık insanlığın şeytan karşısında yenilerek cennetten çıkarılması nedeniyle Adem'in cennetten lanetlenerek çıkarıldığına bu lanetin onun soyundan bütün inanlara yayıldığına inanmaktadır.

Bu lanetin doğan herkesi kapsadığına bu lanetin tesiri altında herkes'in şuçlu ve günahkar olarak dünyaya geldiğine inanmaktadır. Bu inanç tesiri ve nedeniyle papazların yaptığı vaftiz töreniyle insanların temizlemesinin gerektiğine ve bu temizlemenin vaftize gerçekleştiğine inanmaktadırlar.

Bu nedenle vaftiz töreninin bir nevi kötülüklerden temizleme şeytandan arındırılma töreni olduğunu söyleyebiliriz. Vaftizle şeytandan arındırmayı amaçlayan Hıristiyanlık ikonlara tasvirlere hoca tapınmayı hoş karşıladığından bir nevi şeytani ibadet şekline sapılmayı gerçekleştirmektedir. Çünkü tanrı dışında cansız şeylere tapınmak şeytani tasvirlere tapmayı ibadet etmeyi ayinler yapmayı esas alan şeytani dinlere ve inançlara ait faaliyetlerdir.

Bu arada Hıristiyanlıktaki mum dikme adetinin Ahura-mazda dinindeki ateşle kötülüğü uzaklaştırma,kötülükten arınma ibadetlerini andırmaktadır.Hıristiyanlık bu günkü mezheplerin ortaya çıktığında da şeytan-insan mücadelesini yaşamıştır

Katolik mezhebi Protestanları -Kavenistleri-Angılikanistleri; ortaklık mezhebi Arianistlri-Nasturistler-Monofizistleri şeytana uymuş sayıp onlarla mücadele etmiş ve karşısındakileri cezalandırmıştır. Tabi ki diğerleri de bu iki mezhebi şeytana uymuş sayıp onlarla mücadele etmişlerdir.

Bu mücadelelerin esasında ya topluma bakış acısındaki farklılıklar veya isa'nın tanrılık ve insanlık yönlerinin tartışması Tanrı-Meryem-İsa üçlüsünün (Ruhul Kudüs)durumu yatmaktadır. Hıristiyanlığın şeytana tapma olarak değerlendirmesi veya değerlendirilmesi çok eskiye dayanmak ta Hıristiyanlığın Roma'da ortaya çıkmaktadır. Hatırlanırsa Roma da Hıristiyanlık ortaya çıktığında Roma da ki çok tanrılı dinlere terstir. Bu nedenle Romalılar ilk Hıristiyanları şeytana tapmakla suçlamışlardır.

Bunda resmi din olan çok tanrılı dine aykırı işler yapan Hıristiyanların ibadetlerini gizli yapmaları da etkendir. Tam bilmedikleri bu ibadetler nedeniyle Romalılar ilk Hıristiyanları insanları kuban etmekle ve insan eti yemekle suçlamışlardır.Bu nedenle onları türlü işkencelerle öldürmüşler.

Hıristiyanlık mücadeleyi kazanıp Roma'ya hakim olunca bu kez eski çok tanrılı dine inanlar şeytana tapmakla suçlanıp cezalandırılmışlardır.Orta çağ boyunca Avrupa Hıristiyanlığında şeytana tapanlarla en acımasız mücadele edilmiştir.

Bu süre içerisinde simyagerler büyücüler kendinden korkulan yanlış tanınan din adamları şeytana tapmakla suçlanıp yakılmışlardı.

Daha sonra bu devam edip gitmiştir şeytana tapmakla suçlanan toplulukların bulunduğu geçerli olan dini kaideleri ortadan kaldırmayı isteyen gurupların varlığı iddiası, Milattan önceye ait yıllarda dahi rastlanan bir iddiadır tabi ki bu iddialar Milattan sonraya ait yıllarda da görülmüştür.Bunun neticesinde ilk Hıristiyanlardan sonra bu suçlamalar İtalya ve Fransa bölgesinde yaşayan (Katharlar ve Woldensyanlar)Hetendoks Hıristiyanlara yönelmiştir bunların yamyamlıkla yasak ilişkilerle suçlandığı görmekteyiz.Tabi bunun neticesi baskı ve cezalandırmalara uğrattıklarını görmekteyiz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.