güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

Hıdırellez Gününün Tarihçesi ve Hz. Muhammed ile Münasebetleri

Yazının Giriş Tarihi: 15.05.2024 08:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.05.2024 08:21

Cerciş’e yapılan işkencelere dayanıp putperestleri ve kralı İsa dinine davete sabırla devam eder. Aslanlara yedirilen Cerciş tekrar tekrar dirilince, onun sihirbazlığına karar veren kral karşısına sihirbazlar çıkarır. Bunlardan biri ona hazırladığı bir su içirerek öldürmeyi dener başarılı olamayınca oda ona inanır. Kral sihirbazının dilini keser ama olayları duyan halk Cerciş’e inanır. Kral Cercişi de, inananları da katlettirir. Bunun üzerine kral ve kavmi de üzerlerine gönderilen ateşle helak edilirler. İşte Hristiyan alemi Hıdırellez’i biz İslamlardan bu Cerciş ile almaya yönelmiştir. Hıdırellez’i ona mal ederek Hz. Muhammed’in doğum günlüğünde çıkarmaya yönelmişlerdir. Ne yazık ki bunda da başarılı olmuşlardır diyebiliriz. Çünkü Hıdırellez hakikaten terk edilmeye başlanmıştır.

Evet, bir yandan Hristiyanlar bilerek ve kasıtlı olarak, bir yandan İslam’a ait bir kısım din adamı putperest bayramı zannıyla, hıdrellezi gerçek manasından uzaklaştırmaya yönelmişlerdir. Bu yönelişler, yöneliş sahiplerinin gayret ve çalışmaları nedeniyle; hıdrellez Hazreti Muhammed’in doğum günü olmaktan çıkarılmıştır. Oysa Hıdrellez büyük olasılıkla Hz. Muhammed’in doğum günü olan bir kutsal gündür.

Kim, nasıl izah ederse etsin, hıdrellez günü hangi kültürle ilgili, hangi kültürün dini öğe ve motifleriyle öğeleriyle ilgili gösterilse, gösterilsin sonuç değişmeyecektir. Çünkü hıdrellez ister Türk kültürünün saya bayramlarının kalıntısı, ister Hızır denilen Boz Atlı yol tanrısı ile ilgili törenlerin kalıntısı, ister Mezopotamya’daki Anu Tanrının törenlerinin ister Mısır’daki Oziris tanrının törenlerinin kalıntısı olsun, ister Hızır- Nebi, İlyas -Nebi buluşması inancının, ister İdris- Nebi ile ilgili inançların kutlanma kalıntısı olsun hıdrellez günü aynı zamanda peygamberimiz Hz. Muhammed’in doğum günüdür.

Bu nedenle biz bu günü diğer iddialar, nedeni ile değil Hz. Muhammed’in doğum günü olduğundan kutlamalıyız. Hz. Muhammed’in doğduğu gün Rebiyülevvel Ayının 12. gecesidir.  Rebiyülevvel ayı baharın ilk ayı demektir. Her ne kadar Hicri takvimde bu ay yılın her mevsimini gezerse de isme en uygun (miladi) güneş yılı ayı olarak Mayıs’a uygundur. 

Zaten hicri takvimde Mevlit Kandili gecesinde peygamberin doğumunu kutlayan İslam âlemi, güneş yılına dayalı hicri takvim olan Rumi takvime geçince, aylardaki sabitlenmeyle karşılaştığında meraklanmıştır, Acaba bu yeni takvimle peygamberin doğumu hangi aydır?  İşte o zaman (Rumi takvim tam bir ay yılı ve milat takvimi olmadığından bir ara takvim olduğundan tarih belirlemek kullanılmasına rağmen mahsurludur. Bir nevi melez takvim yani Gregoryer takvimine yerini bıraktığında) Rumi takvimle 23 Nisan’a denk gelen tarih belirlenmiştir. Bu miladi 6 Mayıs’a tekabül etmiştir.

Çünkü Rumi takvim ile miladi arasında 13 gün fark vardır. Halkımız eski Nisan dediği Rumi Nisan, 6 Mayıs’a tekabül etmektedir. Bu nedenle hıdrellez ile peygamberin miladi doğum tarihi aynı olmaktadır. Öyleyse hıdrellez Hz. Muhammed’in doğum günüdür. İslami kaynaklarda Hz. Muhammed’in kendi için “Ben iki kurbanın oğluyum” dediği rivayeti vardır.

İşte bu rivayet onun hıdrellezde doğduğuna işaret sayılır. Bazı yorumlara göre Hz. Muhammed Kurban Bayramı’na yakın bir hıdrellezde doğduğu için böyle söylemiştir. Bazı yorumlara göre Abdülmuttalip Hz. Muhammed’in babası Abdullah’ı kurban adamıştır. (Gerçi sonra yerine kurbanlar kesip onu affetmiştir.) Bu nedenle Hz. Muhammed yukarıdaki sözü söylerken babasını ve kuzuların kesildiği (bir nevi kurban edildiği) Hıdırellez’de doğumunu kastederek söylemiştir. Bazı yorumcular ise Hz. İsmail ve babası Abdullah’ı kastederek söylemiştir derler. İster öyle ister böyle yorumlansın Hıdrellez Hz. Muhammed’in doğum günü olması ihtimali en kuvvetli miladi tarihtir, gündür.

Hazreti Muhammed kuzu etini çok seven, bilhassa kuzunun kürek kısmını çok seven bir zat olarak bilinir. Hatta Yahudiler onu bu yolla zehirlemişlerdir fakat mucize olarak kurtulmuştur. İslam toplumlarının hıdrellezde kuzu kurban etmesi bilhassa kuzu eti yemeleri insanda hıdrellezin Hazreti Muhammed’le ilgili kutsal bir gün olduğu kanısını kuvvetlendirmektedir.  Çünkü insanlar kutlanan günlerde kutlamaya esas olan olayla veya olayda ki şahsiyetle ile ilgili yiyecekleri kullanırlar.

Kutlamaların başyemeği kutlanan günün esas kahramanının sevdiği yiyecekler olur. Nitekim Neol’de Hristiyanlar neden domuz yemeğe dikkat ederler? Bu nedenle Hıdırellez yiyeceğinin baş malzemesi Hazreti Muhammed’in en sevdiği şey olan kuzu etidir. Yine hıdrellezde İslam ahali dileklerini gül dibine veya gül ağaçlarına bıraktıkları sembol yazı veya işaretlerle gerçekleştirirler. Gül veya gül ağacı Hz. Muhammed’in sembolüdür.

Unutmamalıyız ki halkımız ondan gül yüzlü Muhammed diye bahseder. Zaten diyanette onunla ilgili dini törenlerde gül suyu kullanır onunla ilgili günlerde gül dağıtır. Herhalde bu boş bilinçsiz bir icraat değildir. Demek ki gülle Hz. Muhammed arasında bir bağ vardır. Öyleyse yıllardır halkımız hıdrellezlerde gül ağacını kullandığında tesadüfî bir icraat yapmamaktadır. Halkımız hıdrellezin Hz. Muhammed’in doğum günü olduğunu çok önceden bilmekte kutlamaktadır. O nedenle onun sevdiği kuzu etini Hıdrellez de baş yiyecek onu temsil eden gülfidanını dilek ağacı gibi kullanmaktadır. Ama birileri halkı yıllardır yanılmaya yönelmiş bu kutlamaları sabote edip ortadan kaldırmaya yönelmişlerdir. Devam edecek…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.