güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

Hayırlı Gözüken Kanun Teklifi Kötülüklerin Başlangıçları Olabilir Mi?

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Kıymetli okurlarım,

Son zamanlarda ulusal medya da gerek yazılı gerek görsel organlar aracılığıyla dile getirilen ve bence görünüşüyle çalışan bayanları çok sevindiren bir kanun teklifinden bahsedilmektedir. Gerek sözel gerek yazılı medyada dile getirildiğine göre bilhassa iktidar partisinin temsilcileri vasıtasıyla dile getirilen bu kanun tasarısının özünü çalışan kadınlara doğum halinde, çocuğun büyümesi sürecinde yarım gün çalışması esası getirilip yarım gün çalışma süresine mukabil yarım aylık alma şeklinde bir uygulama tanımak oluşturmaktadır. Daha açık tabirle söylememiz gerekirse söz konusu olan teklif yasalaşırsa doğum yapan bayan doğum izni sonrasında isterse yarım gün çalışacak ve aylığının yarısı bir ücreti almayı hak kazanacaktır. Ama hemen şu da eklenmektedir ki bu süre zarfında devlet 900 küsur lira civarında bir ücreti de bu durumdaki çalışan bayana ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu teklif mecliste kabul görür ve ya daha farklı değişikliklerle kabul görüp uygulama bulursa görünüşte çalışan ve çocuk sahibi olacak olan bayanlar için çok güzel bir ortam çok güzel imkân sağlanmış olacaktır. Çünkü böyle bir teklif uyarınca çocuk sahibi olan ve anne olan çalışan bir bayan aşağı yukarı yarım gün çalışmayla tam gün çalışma karşılığı alması gereken ücreti almış olacaktır. Peki, bu kanun teklifini meclise sürmeyi düşünen veya süren kişilerin amacı devlet sistemi açısından sağlamak istedikleri fayda nedir? Görünüşte kadın haklarına katkıda bulunmak gibi görünse de bence onların temel hedefi ülkemizde doğum miktarını arttırmak ülkemizin nüfusunu arttırmaktır. Devletimizin mevcut nüfusa iş sağlamakta zorluk çektiği düşünülürse böyle bir teklifle kadınları doğuma teşvik etmeye, çalışan kadınları doğuma teşvik etmeye çalışanların başka amaçları da olsa gerektir düşüncesindeyim. Bence bu düşünce bu gizli düşünce evvel emirde kadını iş hayatından çekip evine kapatmak şeklindedir. Çünkü özel sektörde hiçbir patron bir kadın işçiyle yapacağı işi iki kadın işçiyle aynı çalışma gününde sabah vardiyasında farklı akşam vardiyasında farklı kadını çalıştırarak sürdürmeyi göze alamayacaktır. Daha açık söylemek gerekirse normal 8 saatlik iş süresinin 4 saatini başka bir kadın işçiyle, 4 saatini başka bir kadın işçiyle çalışarak tamamlamak özel sektördeki iş sahiplerinin hiçbir zaman işine gelmeyecek bir icraattır.

Gerçi bu şekilde 4 saat birini, 4 saat diğerini çalıştırsa da bu kanun teklifinin uygulamaya girmesi halinden önceki parayı ödeyecektir. Ama iş gücü kaybı olacağı gibi işçi tazminat ödemesinde de farklılıklar daha yüksek tazminat ödeme gibi durumlar doğabilecektir. Bu yüzden bu kanun teklifi kabul görüp yürürlüğe girerse özel sektördeki patronların kadın çalıştırmaktan vazgeçip erkek işçi çalıştırmaya, erkek görevli çalıştırmaya yönelmeleri büyük olasılıktır. Bunu yaptıklarında hem pek çok bürokrasi işleminden kurtulmaları hem de tazminat ödemesinde olabilecek artışlardan kurtulmaları mümkün olacaktır. Bu nedenledir ki kanaatime göre bu kanun teklifini yapanların ana amacı sözüm ona çalışan kadını korumaya doğum halinde ona bazı haklar vermeye yönelik görünen bu teklifi verseler de hatta uygulasalar da bence esas amaçları çalışma hayatından çalışan kadınları azaltmak ve ya çekmektir. Bu teklifin arkasında dış mihrakların etkisini de aramak gerekirse kadını çalışma hayatından çekmek yanında kadını sosyal ortamdan çekip eve kapatmayı getirecek böyle bir uygulama teklifini de verdirmiş olmaları mümkündür. Bir başka deyişle ülkemizi laik, Kemalist, demokratik bir ülke olmaktan çıkarmak konusunda hedef ve hevesleri olan dış ülkelerde kendi yandaşı olan olduğunu düşündüğüm kimseler vasıtasıyla böyle bir teklifi yaptırmış hatta kabul ettirmiş olmaları da söz konusu olabilir. Çünkü dış mihraklar bilmektedir ki Türk kadınını çalışma ve sosyal ortamdan çekmek mümkün olursa ulusal ve üniter devlet sisteminde bozulmalar olacak belki de bugünkü sistem kadının ortamdan çekilmesi nedeniyle zaafa ve inkıtaaya uğrayabilecektir. Üstelik bu teklif görünüşüyle kadınlara yeni haklar tanıyan bir teklif olması nedeniyle bu teklifi yapıp uygulamaya koymaya çalışanlara kadınların oy ve siyasal desteğini getirmesi de mümkündür. Bu yolla iktidar olabilecek partilerin hele bir de cumhuriyeti ve bugünkü sistemi yıkma hedefleri varsa ve bu hedefleri dış mihraklarla birleşiyorsa bu kanun teklifinin devletimizin bugünkü sisteminin yıkılmasına zemin hazırlayan bir teklif haline gelmesini de göz ardı etmemek gerekir. Bütün bunların yanında çalışan kadınların doğum yapanlarına yarım gün çalışmayla tam gün çalışan kadınlara oranla daha haksız bir şekilde emekli olma durumu yaratması da mümkündür. Ülkemizde tam gün çalışan bir kadının emekli olma süresinde yarım gün çalışmayla emekli olma durumu yaratabilecek bu teklif kadınlar arasında da eşitsizlik ortaya çıkaracak bir teklif görünümündedir. Bu nedenle de medyada yer alan bu teklifin şimdiden çok iyi düşünülüp gözden geçirilmesi ve getirebileceği sakıncaları görülerek bu sakıncaları ortadan kalmasını sağlayacak tedbirlerin alınması şarttır. Kaldı ki bu teklif gerçekleşir ve uygulanırsa devlet vergi gelirinde düşme yaşayacağı gibi üstelik 900 küsur lira üste para vermek zorunda kalacağından devletin maliyesine lüzumundan fazla ek bir külfet yüklenmesi de söz konusu olmaktadır. Devletin gelirini arttırmak görevi olması gereken kişilerin bunu arttırmak yerine bu kanun teklifi ve benzer tekliflerle devletin giderini arttırmasını anlamakta mümkün değildir. Bütün bunlardan sonra şunu da vurgulamak isterim ki birileri yaklaşan 7 Haziran seçiminde kadınların oylarını kendi yanlarına çekebilmek için görünüşte kadınlara yeni haklar sağlayan böyle bir teklifi meclise sunmayı düşünmektedirler. Belki de bu nedenle bu teklifi meclisten geçirip seçim öncesinde uygulatmaya başlayabileceklerdir. Bu teklifin kadınların oylarını bilhassa çalışan kadınların oylarını bu teklifi yapanların zihniyetindekilere partilerine ne oranda oy sağlayacağını önümüzdeki seçimler gösterecektir. Ancak oy kazanmak uğruna meclise sevk edilip kanunlaştırılmaya çalışılan bu teklif aslında Türk kadını, çalışma hayatındaki Türk kadını için onu çalışma ortamından uzaklaştırmaya yönelik hazırlanmış bir tuzaktan başka bir şey değildir. Çalışma hayatındaki Türk kadını veya çalışma hayatına atılmaya hazırlanan Türk kadını umarım bu tuzağı fark edip bu tuzağın amacına ulaşmasına engel olmak için gelecek ulusal seçimde bu teklif sahiplerinin aleyhine oy kullanırlar. Umarım bu teklifi uygulamaya koyduklarında bürokrasi çalışmaları daha fazla artacak muhatabı birden daha fazla kadın işçiye, görevliye çıkacak özel sektör patronları da bu durumun farkına varıp onlar da gelecek seçimde bu tuzak teklifi ortaya koyanların aleyhinde rey kullanmayı tercih ederler. Her iki taraf bunu yapmadığı takdirde görünüşte iyi niyetli gibi görünse de bu teklifin arkasındaki kötü niyetlerin kurbanı olmaktan kurtulamayacaklardır diye düşünmekteyim. Umarım çalışan kadınlarımız onların aileleri onları çalıştıran patronları tu tarz kanun teklifiyle ortaya çıkanların gerçek niyetlerini fark edip onların hazırladıkları bu tuzaktan uzak kalmaları ve bunu sağlamak içinde reylerini bu teklif sahiplerinin aleyhine kullanmaları gerçekleşir. Aksi taktirde gelecek yıllarda çalışan kadın nüfus sayısı azalacağı gibi kadınların evlere ve kapalı mekanlara hapsedilip sosyal yaşantıdan uzaklaştırılmaları tamamlanmış olacaktır. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.