güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

HALK ARASINDAKİ SÖYLENTİLERE GÖRE SAĞLIK SİSTEMİMİZDEKİ TUHAFLIKLAR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli okurlarım,

Mevcut iktidarımız iş başına geldikten sonra daha önce mevcut olan ayrı ayrı özellikteki sağlık sistemlerimizi birleştirmiş sözüm ona sağlıkta devrim yapmıştır. Bir zamanlar mevcut olan sosyal sigortalara ait hastaneler, devlet hastaneleriyle özdeşleştirilmiş bir müddet mevcut halleriyle devlet hastanesi adıyla devam ettirilmişlerse de daha sonra ortadan kaldırılmışlardır.

İktidar özel hastaneleri de hatta askeri hastaneleri de halkın hizmetine açtığını belirtir beyanlar vererek, ifadeler kullanarak halkımızın özel hastanelerden de devlet hastaneleri gibi faydalanabileceğini dile getirmiştir. Ama ne yazık ki bütün bu açıklamalara rağmen bugün devlet hastaneleriyle özel hastaneler hala farklı uygulamalarla görev yapmakta halkımız özel hastaneler yerine hala devlet hastanelerine yığılmaktadır. Tabi hastanelerin alt basamağı durumundaki sağlık ocaklarını da yerlerini aile hekimliklerine bırakmış sözüm ona bu sahada da devrim yapılmıştır. Ama esas devrim sağlık kuruluşlarının ilaç veriş ve tedavi sistemlerinde gerçekleştirilmiş olmalı ki bugün hastalarımızın sağlık ocaklarında olsun, hastanelerde olsun bilhassa emeklilerimizin tedavilerinde katkı payı ödemesi söz konusu duruma getirilmiştir.

Eskiden hiç para vermeden alınan ilaçlar yerine bugün artık katkı parası verilerek ilaç alınması söz konusu olur duruma gelmiştir. Bu durum her muayene girilişte alınan özellikle eczaneler vasıtasıyla tasdis edilen muayene parası ve ilaç katkı paraları vatandaşı bilhassa emeklileri mağdur eder boyutlara gelmiştir. Buna mukabil yapılan sağlık devriminin getirisi olsa gerektir ki halkımızın eskiden beri kullandığı tabirler yeşil kart dediğimiz uygulamayla tedavi gören ve ilaç alan kesim bırakın katkı parasını herhangi bir para ödemeden tedavi görüp ilacını bedava alabilmeyi gerçekleştirmektedir. Devlet memuru olarak veya devlet işçisi olarak yahut sosyal sigortalara dahil bir durumda emekli olan kişilere devletimiz daha önceden kestiği pirimler karşısında tedavilerini ve muayyenlerini yaptırmayı üstlenmiş olmasına karşılık onlardan muayene ücreti ve ilaç katkı payı alırken yeşil kartlılardan herhangi bir ücret veya katkı payı almamasını vatandaşın eşitliği prensibine aykırı bulmamak mümkün müdür?

Emekli önceden prim ödemesine karşılık bugün muayene ve tedavi olurken muayene ücreti ve ilaç katkı payı öderken hiçbir zaman hiçbir para ödememiş olan yeşil kartlıya bu hizmetleri hala bedelsiz yapmayı gerçekleştirip sürdürmeyi vaat eden devletimizin, sağlık teşkilatımızın anayasadaki vatandaşın eşitlik ilkesine ters davrandığını, uymadığını fark etmesi acaba ne zaman mümkün olacaktır? Bir başka yönüyle emeklimiz kendisine üvey evlat muamelesi yapan bu sağlık teşkilatının başındaki zihniyetin temsilcisi iktidar partisine oylarıyla destek vermeyi bu körlüğü sürdürmeyi daha ne kadar sürdürecektir, doğrusu merak uyandıran bir konudur.

Yine şurasını da vurgulamak gerekir ki devlet hastanelerimizde yapılacak tekitler ama vatandaşın aşırı yüklenmesi ama buralardaki sağlık personelimizin umursamazlığı veya bugün git yarın gel politikası nedeniyle uzun sürdüğü söylenen bir durumdur. Belki de bu durumda olmanın sebebi devlet hastanelerimizde mevcut tekit ve teşhis aletlerinin, makinelerinin kullanımının tam manasıyla yapabilecek personelin eksikliğini de bu duruma düşmeden önemli etkendir. Öyle veya böyle şurası bir gerçektir ki halkımızda, halkımızın arasındaki söylemlere göre devlet hastanelerinde teşhis, tedavide, tekitde özel hastanelerden daha ağır davranılmakta, daha uzun sürede netice alınmaktadır. Yine halkımız arasındaki söylentilere itibar edilirse devlet hastanelerimizde hasta kabul ve takibi doğru dürüst yapılamamaktadır. Hastaların yatışı, yatışı esnasındaki durumu yeterli oranda takip edilmemekte hastane içerisinde bir keşmekeşlik durumu söz olabilmektedir. Hatta bazı anlatımlara göre hastanede yatan hasta dışarı çıkıp gezebilmekte, gece yatması gereken hasta geceyi başka yerde geçirip sabah hastanede yahut daima hastanede olması gereken hasta sadece geceleri hastanede yatabilmektedir. Tabi bunlar söylentidir. Ne oranda mümkündür bilemem. Ama böyle durumlar varsa bu da hastanelerdeki denetimsizliği, keşmekeşliğin açık gösterisidir. Bir başka nokta daha doğrusu söylenti de ağır durumda hastaneye gelen veya ağır duruma hastanede düşen hastaların hastanede tedavilerinin mümkün olamayacağı nedeniyle başka hastanelere sevki konusunda ortaya çıktığı noktasındadır. Anlatılanlara bakılırsa ağır durumda bir hastaneye gelen herhangi bir hasta geldiği hastanede tedavi imkanı olmadığı nedeniyle hastaneye kabul görmemekte herhangi bir başka hastaneye yönlendirilmektedir. Bu yönlendirmede özellikle belirli bir hastane yapılmayıp sevk yapılmadığından hastanın hangi hastanede kabul göreceği bilinmediğinden zorluk yaşanmakta, hasta ve hasta yakınları zor durumlara düşmektedirler. Yine devlet hastanelerimizde önemli sıkıntılardan bahsedilirken rastlanılan söylentilere göre herhangi bir devlet hastanesinden sevk yapıldığında öncelikle başka bir devlet hastanesine sevk söz konusu olmaktadır. Oysa iktidarımızın fakülteleri bile vatandaşın hizmetine soktuğu bilgilendirmeli düşünürsek burada bir tuhaflık mevcut değil midir? Şunu da belirtmek isterim ki belki biraz farazi olacak ama buda sık sık dile getirilen söylentiler arasındadır. Herhangi bir sebeple hastaneye müracaat edip ama tektik halinde ama yatar hasta iken durumu ağırlaşan hasta o hastanede tedavi imkânı kalmaması sebebiyle başka bir hastaneye sevk edilme durumuyla karşı karşıya kalınmaktadır. Bu sevk sırasında her ne kadar en yakın başka bir hastaneye sevki göz önünde tutulduğu söylense de genellikle hastanelerde yer bulunmaması sebebiyle veya bahanesiyle hastaların sevk edildiği hastaneden çok uzaklara sevk durumuyla karşılaştığı da görülebilmektedir. Örneğin kentimizde ağırlaşan bir hastanın Eskişehir’de bir hastaneye sevki gerçekleşebilmekte, üstelik bu ağır hastanın sevkinde kara yolu tercih edilmektedir. Hâlbuki bu sevkler için devletimizin hava ambulansları aldığı da bilinmektedir. Nedense devlet hastanelerin pek çoğu çok ender hasta sevkleri dışında kara yolu sevklerini uygun görmektedirler. Bu da hastalarımızı ve hasta yakınlarımızı mağdur eder durumlar yaratabilmektedir. Çünkü devlet hastanelerinden yapılan sevklerde, ağır hastalarda yapılan sevklerde ambulans yoluyla sadece hasta sevki yapılabilmektedir. Peki, hastayı takip etmek yahut refakatçının da bulunmak durumunda olan hasta yakınının yeni sevk yerine ulaşma durumu ne olacaktır? Neden devlet bu konuyu hastayla ilişikli bir şekilde düzenlememektedir. Hasta sevk edildiği hasta yakını da niye onunla bir sevk edilmemektedir. Oysa hastanın sevk edildiği yerde hasta yakının bulunması gereklidir. Çünkü sevk yapılan hastanede hastaya yapılabilecek tıbbimüdahalelerde hasta yakınının onayının alınması gereklidir. Hasta yakını yeni sevk yerine ulaşana kadar müdahalenin gecikmesi durumu ne yaratacaktır? Yahut hasta yakını nakli imkânı yoksa nasıl yeni sevk yerine ulaştırılacaktır? Bence bütün bunlar göz önünde bulundurularak yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Hasta sevkleri yapılırken hasta yakınlarının da aynı araçla veyahut ona eşit zamanda varabilecek vasıtalarla hastanın sevkinin yapıldığı yere ulaşması mutlaka devlet tarafından karşılanmalıdır düşüncesini taşımaktayım. Bu tuhaflığın giderilmesi gerekir kanaatindeyim. Yine böyle bir sevkte şeytanın avukatlığını yaparak hastanın şifa bulmayıp vefatının söz konusu olduğunu düşünelim. Hasta yakının maddi imkânının olmaması durumunda bu yeni sevk edilen hastaneden hastanın yaşadığı yerdeki mezarlığa defnedilmek üzere naklini kim ve nasıl sağlayacaktır? Devlet bu konuda ne yapacaktır? Bugünkü sistemde ne yazık ki bu görev maddi imkânı olsun olmasın hasta yakınına bırakılmaktadır. Bence bu konuda da bir düzenleme ihtiyaç vardır. Gerçi Bandırmamız için bu konu bir oranda cevap bulmuş durumdadır. Son uygulamasıyla Bandırma Belediyemiz bunu üstlendiğini ortaya koymuştur. Çünkü şehrimiz futbol takımının maçı için Gümüşhane’ye giden bir taraftarın orada gerçekleşen vefatında oradaki hastaneden cenazeyi alıp Bandırma’ya getirme görevini Bandırma Belediye üstlenmiş ve gerçekleştirmiştir. Bunu yapmakla Bandırma Belediyesi artık Bandırma halkına böyle durumlarda yani Bandırmalı bir kimsenin herhangi bir sebeple başka bir diyarda vefatında gidip cenazesini alıp Bandırma’ya getireceğini, bunu yüklendiği kabul edip açıkça söyleyip dile getirdiğini söylememiz mümkündür. Umarım artık Bandırma’mızdan herhangi bir kimse bu duruma düşmez ama herhangi bir sebeple uzak bir hastaneye sevk edilen yahut uzak bir yerde vefat eden kişilerin yakınları Bandırma Belediyesi’ne müracaat ederek aynı imkândan yararlanmak istediklerini dile getirerek belediyeye bu görevi yaptığını ve daima yapmayı üstlendiğini hatırlatıp mağdur olmaktan kurtulurlar. Ama başka yerlerdeki hastanelerden başka yerlere sevk edilip vefat eden kişiler için durum ne olacaktır? İşte bütün bu gibi durumlar ve daha pek çok sağlık sistemindeki çarpıklıklar düşünülerek Sağlık Bakanlığımız sağlık sistemimizdeki vatandaşın söylentilere sebep olan, söylentilerinde yerilen, eksik görülen hususları yeniden düzenleyerek daha düzenli hale getirmeye başarır. Çünkü bir nebzecik bizim değindiğimiz bu hususlar ve benzerleri hakikaten sağlık sistemimizde tuhaf görüntüler ve tuhaf durumlar yaratmaktadır. Umarım Sağlık Bakanlığı ve personel bu gibi görüntüleri giderecek karar ve icraatları gerçekleştirirler.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.