güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

GÜNAH İŞLEME HAKKI İSLAM DİNİNDE VARDIR DİYENLER GERÇEKTEN İSLAM MIDIR? (1)

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:51

 

Kıymetli okurlarım daha önce köşemde defalarca dile getirdiğim gibi kahvehane ve kıraathaneleri buralarda vaktimin bir kısmını geçirmeyi oldum olası severim. Belki daha önce de dile getirmişimdir çünkü bu mekanlar halkımızın bünyesinde yer alan her türlü bireyin her türlü düşünce sahibinin ve zümre temsilcisinin bir müddet takıldığı hatta düşüncelerini dile getirip sorunlarını ve fikirlerini paylaştığı yerler durumundadır. Bu yüzdendir ki benim görüşüme göre kahvehane ve kıraathaneler çay ocakları toplumun tansiyonunu ölçmek isteyenlerin nabzını tutmak isteyenlerin uğrayıp istedikleri bilgiyi alabilecekleri mahallerdir. İşte böyle bir mahal olan mahalle kahvelerinden birinde oturmuş gazete okuyorum, daha doğrusu iyi sohbet ettiğimiz bir arkadaşım okuduğu gazete haberlerini dinliyorum. Bir yandan çay içip bir yandan gazete haberleri arasında dolaşırken yanımıza yine çevremizde bulunan merhabalaştığımız ama fazla sık sohbet etmediğimiz bir arkadaşımız geldi. Selam verip oturdu. Halinden bir şeyler söylemek istediği konuşmak ihtiyacında olduğu belliydi. Ancak söyleyeceği şeylerin daha önce söyledikleriyle uygun düşmeyeceğini düşünmüş olmalı ki, söyleyip söylememekte kararsızlık yaşadığı belliydi. Onu cesaretlendirmek birazda açılmasını sağlamak için söze başlamak ona açıcılık yapmak gerektiğini düşündüm. Kahveciye bize çay getir dedikten sonra bir yandan da canın sıkkın galiba hayırdır bir sorunun mu var dedim. Güldü, hocam sorunum yok ama kafam dolu anlayamadığım şeyler var bu yüzden konuşmak ihtiyacındayım. Her ne kadar fazla sohbetimiz yoksa da senin sohbet ehli olduğunu düşündüğümden konuşmak için masanıza oturdum dedi. Yanımdaki diğer arkadaş peki arkadaş konuşalım o zaman neyse başla bakalım da anlayamadıkların şeyleri görelim anlıyorsak anlamana yardım edelim dedi. Çayından bir yudum alan masamıza sonradan gelen arkadaş hocam dedi, daha önceki sözlerime konuşmalarıma katıldığım sohbetlerdeki tutum ve davranışlarıma bakarak benim Adalet ve Kalkınma Partisi sempatizanı yahut destekçisi biri olduğumu biliyorsundur. Benim bunları destekleyişim kendime yakın buluşumun sebebi bizlere İslam’ı her yönüyle yaşatacaklarını vaat etmeleri söylemeleri sebeptir.  Gerçi laiklikten tam manasıyla uzak biri sayılmam, ama yine de son günlerin tabiriyle ılımlı İslamcı diyebileceğim bir düşünce yaklaşımıyla onların bu vaatleri nedeniyle bugüne kadar onarlın yanında, safında yer almaya gayret ettim. Ama son beyanları beni onlardan tamamen uzaklaştırdı. Tahmin ettiğin gibi bu partinin milletvekillerinden birisinin yolsuzluk olaylarını kast ederek bu olaylara müdahale edip ortaya çıkaranları kast ederek bizim günah işleme hakkımıza müdahale ettiler. Buna ne hakları vardı yolundaki beyanı beni onlardan ve onların safında olmaktan kesinlikle uzaklaştırdı. Bu tür bir ifadeyi bir türlü İslam anlayışına uygun bulup İslam diniyle bağdaştıramadım. Çünkü ne Kuranı Kerim sure ve ayetlerinde ne de Hz. Muhammet hadislerinde İslam bireyleri kast ederek kişilerin günah işleme hakkı vardır yolunda bir ifadenin olduğunu görmedim, duymadım. Böyle bir ifade Kurana ve hadislere uymadığına göre nasıl olur da İslam’a uygun bir beyan olur.  Nasıl olur da böyle bir beyan sahibi için tam manasıyla İslam dininin istediği ölçülerde İslam’dır demek mümkün olabilir. İşte kafamın almadığı alamadığı nokta buradadır. Gerçi bu zümrenin yaptıkları icraatların daha önceki beyan ve uygulamaların bazıları da bence İslami kaidelere İslam’ca yaşamaya uymayan özellikler göstermektedirler. Mesela İslami yaşamı yaşatacağız demelerine karşılık fuhuşu resmileştirebilecek sonuçlar getirebilecek cürmü meşrut uygulamasını kaldırmaları tarafların birbirinden şikayetçi olmaması şartıyla nikahsız çiftler arasındaki cinsel ilişkiyi suç olmaktan çıkarmaları ceza dışı bırakmaları bence bu tür icraatlarından biridir. Bunu bir kenara bırakırsak rüşvet ve yolsuzluğu suç saymayan tarzda beyanları rüşvetin hakkında Kuranda ifade bulunmadığı yolundaki beyanları hep belirttiğim yöndeki kanaatlerimi kuvvetlendiren durum ve tutumlar olarak değerlendirilebilecektir. Ama bu son ifade bütün yaptıkları İslam’a uymayan kendi vaatlerine uymayan düşüncelerini ifade eden bir beyan olmuştur düşüncesindeyim. Bu zata hak vermemek onun üzerinde durduğu son beyanı hakikatten İslam bireyin özellikleri arasında görmek mümkün değildi. Öyle ya İslam dinine mensup Hz. Muhammet’in ümmeti olan bir birey bir yandan İslam olduğunu ileri sürerken bir yandan da İslam dinine mensup kişilerin günah işleme özgürlüğüne sahip olduğunu söylemesi nasıl mümkün olabilirdi. Hadi o söyledi diyelim bu tarzda beyanda bulunan bir kişiye bence bu beyanı duymalarına rağmen diğer İslam bireyler nasıl gerçek manada İslam gözüyle bakıp onu mensubu olduğu partinin vaatleri uyarınca İslami yaşamı hakim kılacak bir yönetim sistemini bir ortamı oluşturmak üzere temsilci olarak görevlendirebilirlerdi. Benim gözümde de bu tarz beyanda bulunan kişi ne derece İslam’a uygun bir beyanda bulunmamışsa bence bu beyanıyla İslam dışına kayma temayülü göstermişse onu kendilerine temsilci olarak seçenler de gelecekteki seçimlerde kendilerine temsilci olarak seçebileceklerde aynı yola kayma temayülü içindedirler. Bu düşünce ne derece olduğunu kesinliğinin ne ölçüde olduğunu belirtmem oldukça zordur ama şurası bir gerçektir ki, dinlerin amacı mensubu olan bireylerin günah dediğimiz yapılması istenilmeyen davranışları önlemeyi amaçladıkları apaçık ortadadır. Yahudilikten Hristiyanlığa, Hristiyanlıktan İslamiyet’e bütün semi kitaplı dinler amaç olarak hedef olarak bireylerin toplumca uygun görülmeyen gerçekleştirildiğinde topluma veya fert fert bireylere zararı dokunan icraatları yani suçları ortadan kaldırmayı amaçlamışlardır. Suçlar olmaması için bu suçlara yapılmamayı gerektiren günah dediğimiz yasak kavramını koymuşlardır. Bu nedenle hiçbir semai dinin hatta kitapsız dinin kendisine dahil olan bireye günah işleme özgürlüğü tanıması imkansızdır 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.