güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

Geçmişine Değer vermeyen Bandırma

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:50

Değerli okurlarım içinde yaşadığımız şehir olarak dikkatle baktığımızda hemen fark ederiz ki Bandırmamızın ne eski geçmişini ne Cumhuriyet öncesi yakın geçmişini temsil eden tarihi bina ve mekânlarımız mevcut değildir. Bir Bandırmalı olarak bunun sebebini düşündüğümüzde aslında açıklayıcı bir sebep bulmamızda bulduğumuz sebebin doyurucu olması mümkün değildir. Her zaman her açıklamada açıklamayı yapanın dayandığı bir bence tabiri vardır. Bende buna dayanarak Bandırma’nın tarihi mekân veya bina yapımından fakirliğinin sebebini şöyle izah edebilirim. Bandırmamız milat öncesi dönemlere varan kuruluşa sahip olasına karşılık o dönemlerden günümüze ulaşabilen hiçbir tarihi mekân veya eser elde etmemektedir. Bunun sebebi çok tanrılı dinlere ait bu dönem kültür unsurlarının arkasından gelen Bizans Hıristiyan kültürü tarafından tahrip ve imha edilmedi nedeniyledir. Gerçi bu tahrip yapılırken bazı eserler Hıristiyan unsurları yapımında kullanılmıştır. Yinede tahrip tahriptir. Arkasından gelen Bizans’la başlayan Hıristiyan kültürünün yarattığı tarihi mekân ve eserler ise bu toprakları onun elinden alan Türk İslam kültürü unsurları tarafından tahrip ve imha edilmiştir. Gerçi bu Hıristiyan kültürü unsurların tahribi mekân ve eserlerin tahribi uzun sürmüş en kesin tahrip ve en son tahrip Bandırma’nın 17 Eylül 1922 de ki kurtuluş günü tekabül etmiştir. Üstelik bu Hıristiyan kültürünün Tarihi mekân ve eserleri Türk İslam unsurlardan ziyade şehri terk edip kaçan Hıristiyan azınlık gruplar eliyle yapılmıştır. Tabii bu tahrip sadece Hıristiyan tarihi mekân ve eserliyle kalmamış Osmanlının son dönemlerinde Bandırmada yaptığı bütün bina ve mekânları da kapsamıştır. Zaten Osmanlının son dönemlerine kadar adeta bir Hıristiyan şehri olan bandırma ancak son dönemlerde özellikle 2. Abdülhamit döneminden itibaren Osmanlını kültür eserleriyle bina ve anotlarıyla donatılmıştır. Bandırmadaki Camiiler, okullar, çeşmeler çoğunlukla bu dönem eseridir. Bu dönmeden önce ancak istisna olarak 2. Selim döneminde yapılan Haydar çavuş Camii ve külliyesinden söz etmek mevcuttur. Ama ne yazık ki Bandırma geçmişinden günümüze çok az tarihi bina ihtiva eder durumdadır. Bunlarda başta Haydarçavuş Camii olmak üzere, Hacıysuf, Sunullah, Dere mahallesi gibi bazı mahalle camileri ve pek çok akmaz durumda bulunan yahut kendi suyu kaçmış şehir suyu akıtan çeşmelerdir. Osmanlı döneminde günümüze kalan hiçbir Hıristiyan ibadet hanesi veya okulu mevcut değildir. Hiçbir Hıristiyan binası günümüze kalmamıştır. Denek pek te yanlış olmayacaktır. Bunun istisnası öğretmen evinin bulunduğu eski 17 Eylül İlkokulu ile Bandırma ilköğretimin bulunduğu İsleryanoz konağıdır. Haydar çavuş camii külliyesinden ise geriye bir camii ve bir çeşme kalmıştır. Onardan çeşme kendi suyunu kaybetmiş şehir suyuyla hizmet vermekte Camii ise 3. Yapım binasıyla ayakta durmaktadır. Osmanlı döneminden kalan şekil değiştirmiş bir eserde Cumhuriyet meydanında ki şehitler anıtıdır. Yine Osmanlı döneminden kalma onlarda iç teşkilatını ve görünümlerini yitirmiş halleriyle şehir kütüphanesinin bulunduğu eski reji binasıyla eski tren garı olan bu günkü çelik spor lokalidir. Buna belki şuandaki 17 eylül polis karakolu olan binayı eklemek mümkündür. Bunun dışında Osmanlı döneminden kalan özel hastane yakınındaki baruthaneyi ve şehrin farklı yerlerindeki çeşmeleri saymak mümkündür. Eski döneme ait ne Müslüman Mezarlığı nede Hıristiyan Mezarlığı Bandırmamızda mevcut değildir. Bandırmamızda sanki asırlarca insanlar yaşamamış bir yerlere ölülerini gömmemişlerdir. Osmanlı döneminden kalan tek İslam Mezarlığı olan şehitler mezarlığı olan mezarlık boşaltılmış ve adeta halkın tahribine terk edilmiştir. Şehrin eski polis binası yani emniyet binası yıkılmış yerine yenisi yapılmış kimse ses çıkarmamıştır. Halkın Çerkezken konağı denilen yer yakılmış kimse ses çıkarmamıştır. Tren yollarının çevresindeki trenle ilgili binalar yıkılmış kimse ses çıkarmamıştır. Kısacası isteyen istediğini yapmış Bandırmalı2nın gıkı çıkmamıştır. Mesela bir zamanlar sit alanı olarak bilinen yerde bugün mülkü bey iş hanı yükselmekte bir zamanlar sit alanı gösterildiği söylenen bu yer nasıl olupta sit alanı olmaktan çıkarılmıştır. Bence bilinememektedir. Bunun gibi Bandırmamızda pek çok tarihi yapı olması gereken binalar bir bir yerine yeni binalar yapılmak yeni rantlar kazanılmak üzere ortadan kaldırılırken Bandırmalı sessiz kalmayı tercih etmiştir. Ne yazık kı devlette tarihi mekânlara ve eserlere sahip çıkamamış onları gereği gibi koruyamamıştır. Bu yüzden Osmanlı dönemi eserleri yok olmuştur çok azı kurtulabilmiştir. Sağ kalanlarda eğer devlete resmi bina olarak hizmet görmekte iseler ayakta kalabilmişlerdir. Aksi takdirde varlıklarını koruyamamışlardır. Aynı şeyler şimdi Cumhuriyet devri eserlerine uygulanmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan tescilli tarihi binalar bile risk altındadır. Mesela iskele binası mesela fakültenin bir zamanlar deneklik binası olarak görev yapmış eski bir ay otelinin binası mesela eski belediye binaları mesela eski devlet hastanesi yani kâşif acar tarafından yaptırılan pertenihal hastanesi mesela bir zamanlar Bandırma’nın önemli hastanelerinden olan tek doğum hastanesi olan çocuk sarayı binası. Bunlar hep Bandırma^’nın yakın geçmişini temsil eden tarihi mekânlar olmasına karşılık varlıklarını korumakta sorun yaşamaya aday risk altındaki binalar altında karşımıza çıkmaktadırlar. Nitekim eski tekel binaları yıkılmış bir tarih yok olmuştur. Eski devlet hastanesi yıkılmış bir tarih yok olmuştur. Şimdi risk altında olan bölümü ise ilk kuruluş binası olan kâşif Acar’ın pertenihal vakfından aldığı para ile yaptırdığı tescilli binadır. Bugün eski doktorlarımızdan Selim Panç bu binanın restore edilip sağlık müzesi yapılmasını tavsiye etmektedir. Belki tek başına değerlendirilse güzel bir fikirdir ama Bandırma’nın sağlık müzesinden önce etneografya müzesine kurtuluş harbi ve Atatürk müğzesine ihtiyacı yok mudur? Neden öğretmen evi binası kurtuluş harbi ve Atatürk müzesi haline dönüştürülmesin. Neden eski iskele binamız veya eski dekanlık binamız etnografya müzesi durumuna getirilmesin? Sadece bir binaya sahip çıkamk değil Bandırma’nın hiç değilse Cumhuriyet döneminde yapılmış Bandırma ve Bandırmalıya önemli görevler infak etmiş toplumsal hizmetler görmüş binalarının tümüne sahip çıkılsın. Selim Panç’ın pertenihal hastanesine sahip çıktığı gibi başka Selim Pançlar da çıkıp eski çocuk sarayına, öğretmen evi binasına, ayakta tekel binasına eski dekanlık binasına sahip çıksınlar. Onların önderliğinde Bandırmalı bu yapılara sahip çıksın. Eğer bunlar yapılmasa geçmişten yani Osmanlı ve Osmanlı öncesinden günümüze ayakta hiçbir yapıya sahip olmayan Bandırmamız gelecekte de Cumhuriyeti ilk devrinden geleceğin nesillerine göstereceği hiçbir binaya sahip olamayacaktır. Sözün kısası bu yapılmassa şu anda geçmişi olmayan bir şehir olan Bandırma elindeki tarihi binalara ve eserle sahip çıkmassa gelecekte de geçmişi olmayan bir bandırma olmaya devam edecektir.  

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.