güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

ERMENİ ÇALIŞMALARI İLE İLGİLİ DERLEMELER(5)

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:51

Bu anlatımlar gösterir ki Avrupalıların yarattığı Şark Meselesi, sorunu onların istediğinden daha köklü bir halde yerleşmiş Ermenileri insanlıktan çıkaracak hale gelmiştir. Bugün bizim kaynaklarımızın değil yabancı kaynakların bilhassa Rus kaynaklarının bizzat Ermeniler ağızından naklettiği bu vahşetleri Ermeniler o zaman gerçekten yapmışlardır. Ne yazık ki bugün geçmişte kalan Ermeni tehcirine dayanan ölümlerin hesabını Türkiye Cumhuriyetinden sormaya kalkan ve kararlılıklarını meclislerinde aldıkları Ermeni Soykırımı yoktur diyeni cezalandıran, cezalandırmayı esas alan yasalarla hedefleyen Avrupa Devletleri bu olaylardan hiçbir zaman bahsetmezler. Ermenilerin kendilerinin itiraz ettikleri bu vahşetleri Türk ölümlerini hiç bir zaman kale almamışlar ve yok kabul etmilerdir. Ne tuhaftır ki milletimizde hiçbir zaman bu olayları dile getirmemiş, esasında dile getirip kamuoyuna aksettirerek şikayetçi olması gereken bu olaylar karşısında sessiz kalmıştır. Bu durumda zaten Türk düşmanı görünümü arz eden Avrupa Hıristiyan dünyasının Ermenilerin Türklere yaptığı zulüm ve katliamlarını görmemelerini kolaylaştırmıştır. Ama Ermeniler bu zulüm ve katliamlarını Avrupa Hıristiyan devletlerinin onlara Anadolu’da devlet kurma ümitlerini telkini sürdürdükleri süre içerisinde Türk ve Müslüman katliamına devam etmişlerdir. Nitekim 1. Dünya Savaşı sırasında olsun, Kurtuluş Harbi başlarında olsun Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Ermeni çetelerinin, komitecilerinin Türk yerleşimlerine katliamları devam etmiştir. Bu konuda yapılan derlemeler bu katliamları ve Ermenilerin Türkler aleyhine çalışmalarını şöyle dile getirir:

Osmanlı ordusu ılıcaya doğru geldiği zaman özelikle 10- 11 Mart' ta Erzurum’da olan tutuklamalar arttı. Bu tutuklananlardan katledilenlerin sayısı 3 bini  geçmiştir. Zulme uğrayan asıl millet Müslüman Türk Milleti olmasına rağmen Dünya kütüphanelerinde Ermeni ve Ermenilikle ilgili yayınların sayısı oldukça fazladır. 1. ve 2 Dünya Savaşlarından sonra bir Ermeni yurdu kurma gayesi ile Ermeniler adına yabancı tarihçiler tarafından yazılarr kitaplarda , yazarlar mensup oldukları milletin siyası gayelerini hep ön planda tutarak taraflı yazı yazmışlardır. Böylece dünya kamuoyunu yanıltıcı sözde ilmi eserler ortaya konmuş ye bu ilmi eserlerde tarihi hedefleri olan şark meselesine uygun şekilde Ermeni kim ve intikam alma duyguları pompalanarak Türkiye ve Türklere karşı yönlendirilmek istenmekte ve etkin bir kamuoyu ile Ermeni davasının varlığına inandırmaya çalışmaktadır, bu konuda ise inandırıcı hiçbir belge sunamamışlardır.

İstanbul’u 1918 yılında işkal eden İngiliz ve Müttefik güçler Osmanlı Devleti ve bürokrasisi tam bir kontrol altına alarak 150 civarında ileri gelen Türk yöneticisini , Malta adasına sunmuşlardır. İngilizler, bu Türk aydınlarını suçlamak ve mahkum etmek için çok uğraşmışlar ve Ermeni olaylarındaki rolleri hakkında deliller aramışlardır. Ancak Türk yöneticileri suçlayacak hiçbir belge bulamamışlardır. O dönemde Osmanlı arşivleri devletin bütün dosyaları ve her türlü şahit dinleme imkanları işkal kuvveti olarak ellerinin altındaydı. Bu tür araştırmalar işkal altındaki diğer şehirlerde' de yapmışlar ancak bu konuda inandırıcı bir delil bulamamışlardır.

1919 yılında Paris te başlayan barış görüşmelerinde Ermeniler iki delegasyonla katıldılar. Bu heyetlerden birincisi Bagos Nubar paşanın başkanlığındaki Ermeni Milli Birliğidi. Müttefiklerce Ermenilerin temsilcisi olarak resmen tanınan bu heyetin yanı sıra Erivan' dakiler de taşnak lideri ve Ermeni Milli Meclisi Reyisi Avedis Aharonian’ın başkanlığında katılmayı tercih etmişlerdi. Aralarında sürtüşme hatta düşmanlığın hiçte eksik olmadığı bu iki gurubun Paris ' te elde etmeyi umdukları amaçlarında da fikir birliğinin olmaması tabiiydi. Aharonian; Ermenistan Cumhuriyetinin iddiası altı Osmanlı vilayeti ile Karadeniz e Bir koridor şeridi ile belirlerken BOGOS NUBAR' ın bu isteklerle yetinmeyeceği anlaşılmıştı. BAGOS NUBAR ( BÜYÜK ERMENİSTAN ) uğruna Çukurova 'ya da göz dikmişti. Akdeniz’e de bir çıkış kapısı olmasında ısrar ediyordu. Müttefiklere karşı tek bir ağızdan konuşma gereği duyan iki delegasyon ortak bir programda karar kılmaya çalışmışlardır. 12 şubat 1919 tarihli ortak bir muhtıra ile müttefiklerin karşısına çıkarak 26 şubattaki toplantıda " Ermeni İmparatorluğu " kurmaya yönelik taleplerini şöyle sıralamışlardır.

A - Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput, Sivas, Erzurum ve Trabzon ( talep olunan altı vilayetin ötesine geçilerek yedinci istek olarak ortaya çıkmıştır.)

B - Maraş, Kozan, Cebel-i Bereket, Adana ve Antakya ( Kilikya yöresi)

C - Kafkasya'daki Ermeni cumhuriyetini içine alan arazi ( Eriven Gümrü ve Kars' ın buna dahil edildiğini unutmayalım ) arazi talepleri dışında Ermeniler "19 Milyar Frank" civarında bir tazminatı da Türklerden almayı öngörüyorlardı.

Bu akıl almaz taleplere Ermenistan n diğer komşuları olan Gürçüler, İranlılar ve Azeriler tarafından karşı çıkılacaktır.

Bu dönemde İngilizler 1. Dünya savaşına Ermenileri " Türk Despotluğundan " Kurtarmak için girdiklerini açıklayacaklardır.Ermeniler hak talep ettiği topraklar üzerinde gerçek anlamda hak iddia edebilmeleri için nüfus dengesini bozarak insanları göçe zorlamak amacı ile katliamlar yapmışlardır.

1915 - 1919 tarihlerinde doğu Anadolu da sadece 1.294.000 ermeni vardı. Ve Bu dönemde 1.000.000 Müslüman ve 200 000 Ermeni kaybı vardır. Bu gerçekler altında kimin katliamdan bahsetmesi gerekir?

Yine bir ABD'li tarihçi Bernard Levvis’in Türk Ermeni ilişkileri hakkındaki düşüncelerini anlatan ve 16 Kasım 1994 yılında " Le Monde " gazetesinde yayınlanan mülakatında Ermeni İddialarını yalanlayan ve bu ermenilerin tarihi kendilerine göre yorumlamalarıdır diyerek 24 Nisan 1915 hadiselerini belgeleriyle açıklamıştır. Bunun üzerine Ermeniler yazar hakkında Paris 17. Asliye Mahkemesine açtıkları davayı kaybetmişlerdir. 1994 yılında bile sahtekarlıkları hukuk açısından ispatlanan bu davanın sürdürülmesi kimlere kazanç kapısıdır veya Türk ile Ermenilerin arasının açık olması Dünya arenasında kimlerin çıkarlarının devamını sağlamaktadır. Soykırım tabiri 2. Dünya Savaşından sonra otaya atılan bir tabir olup genelde Yahudilerin katledilişi için kullanılır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.