güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

DİRİLİŞ DİZİSİ TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ AÇISINDAN FAYDALI MI? ZARARLI MI? OLABİLECEK BİR DİZİDİR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli Okurlarım,

                TRT 1 kanalında her Çarşamba akşamı yayınlanan, yanılmıyorsam dördüncü yayın dönemini veya üçüncü yayın dönemini izlediğimiz Diriliş Ertuğrul dizisi, toplumumuz tarafından takip edilen önemli dizilerden birisini oluşturmaktadır. Ülkemizde yayınlanan ve çekilen, uzun süre yayın bulan dizilerin topluma yön verme, toplumu bir hedefe yönlendirme, bir konuda dikkatlerini çekme amacına yönelik hazırlandığını düşünmekteyim. Nitekim Kurtlar Vadisi, Arka Sokaklar, Muhteşem Yüzyıl gibi dizilerin ve son olarak Diriliş Ertuğrul dizisinin bu düşünceme hak verdirecek amaçlarla hazırlanmış diziler olduğu kanaatini kuvvetlendirecek görüntüler olduğu yolunda da düşüncelerim mevcuttur. Çünkü bu dizilerde ki konular özellikle Kurtlar Vadisi ve Arka Sokaklar dizileri günümüz toplumsal olaylarına, benzer toplumsal olaylarında toplumumuzun göstermesi gereken tepkileri hatırlatan, dile getiren görüntüler sahneliyor diye düşünmek mümkündür inancındayım. Geçmiş tarihimizin konularını içeren yüzyıl dizileri Osmanlı tarihinin bilinen yönlerini, bilinen gerçeklerini değiştirerek bugün parlayan yeni Osmanlıcılık akımını kuvvetlendirecek şekilde sahnelerle bize aktarıyor dedirtecek sunumlar içerdiğine göre aynı şeyi Diriliş dizisi de izlediğimiz bölümleriyle yaptığına göre bu dizilerin de toplumu etkileyip, bu dizileri hazırlayıp, çekenleri sevk etmek istediği yöne yönlendirme de araç olarak kullanıldığını düşünmek pekala mümkündür kanaatindeyim. Bu düşüncelerle toplumumuz da kafalarını karıştıran duygular ve davranışlar göstermeye yönelmekte ve bunu bazı diziler konusunda farklı görüşler sergileyerek ortaya koyabilmektedir. Nitekim Diriliş dizisi konusunda da bir kısım vatandaşlarımız bu dizi bize Osmanlı’yı, Türklüğü tanıtarak bizlere aslımızı kökenlerimizi sevdirmeye hizmet ediyor, Türk milliyetçiliğini kuvvetlendiriyor derken, bir kısım insanımızda bu dizi izlediğimiz sahnelerde gördüğümüz tiplemeler ve olaylarla tarihi gerçekleri dile getirmiyor, tarihi gerçeklerden uzaklaşıp bizleri, toplumumuzu bu diziyi hazırlayan ve hazırlatanların geçmişimizi bize göstermek istedikleri şekilde göstererek, bizleri yanıltıyor. Belki de birileri toplumumuzu geçmişte yaşanmış zorlu dönemleri, iyi olmayan dönemleri iyi, güzelmiş gibi göstererek o dönemlerin benzerlerini tekrar yaşmak isteyecek, yaşmaya yönelecek toplum haline getirmeye çalışıyor diye düşünmekte ve bunu dile getirmektedir. Bu diziler, özellikle Diriliş dizisi ümmetçilik fikrini vurgulayıp, toplumumuzu ümmetçi bir toplum olmaya özendirip, ümmetçi bir toplum haline gelmeye, hazırlamaya çalışırken nasıl olur da  Türk milliyetçiliğine çalışan, Türk milliyetçiliğinin kuvvetlenmesine yararlı olabilecek, faydalı olabilecek bir dizi olarak değerlendirilebilir sorusunu sormaktadırlar. Şunu da vurgulamak isterim ki hakikatten Diriliş dizisi yayınlanış ve sunuluş bakımından, sahnelenen görünümleriyle çelişkilerle dolu bir dizi görünümündedir. Bu dizi Osmanlıların yani Osmanlı Hanedanı’nın kökenlerini açıklama durumuyla tamamen tarihi gerçeklerden uzaklaşmış bir görüntü sergilemiştir. Mesela Osmanlı Hanedanı’nın kökenini pek çok geçmiş dönem ve yeni dönem tarihçisi kayı boyu diye vurgularken bu diziden çıkarılabilecek sonuçlarla Dodurga, Kayı ve Kınık boyu melezi bir hanedan olarak söylemek imkanı söz konusu olmaktadır. Tarihi gerçeklerde Osmanlı Hanedanı’nın Kayı boyu başkanı olan, ilk beyi Gündüz Alp iken burada, yani Diriliş dizisinde kesin olarak Süleyman Şah olarak vurgulandığını görmek durumuyla karşılaşmakta bir çelişki, bir tutarsızlıkla yüz yüze kalmaktayız. Yine daha önce de yazılarımda belirttiğim gibi Muhittin Arabi’yi yani İbnül Arabi’yi Ertuğrul’la çağdaşlaştırmak, yan yana getirip Osmanlı Beyliği’nin kuruluş temellerini İbnül Arabi’ni yönlendirmesine ve temel felsefesine bağlamak durumunda kalan bu dizinin ne kadar gerçekçi olduğunu söylemek mümkündür. Tarihi gerçekler Kayı boyunun Selçukluların zorda kaldığı bir savaşa Ertuğrul Gazi yönetimindeki Kayıların iştirak etmesinden bahsetmesine karşılık Diriliş’in sahnelenen bugüne kadar ki görüntülerinde hiç böyle bir olgu söz konusu olmamıştır. Sözün kısası Diriliş Ertuğrul dizisinde pek çok temel tarihi gerçek değiştirildiği gibi tarihi olaylar içerisinde yer alan şahsiyetler ve tipler abartılı güç ve kuvvette sunulmaktadır. Tarihi şahsiyetlerin gerçek hayatta bu tip olayları yaşamamasına karşılık yaşamış gösterilmesi de neyi amaçlamakta, neye hizmet etmektedir doğrusu anlaşılacak bir durum değildir. Özellikle Ertuğrul’un ve etrafındaki birkaç arkadaşının yaşadığı ileri sürülen olaylardaki insanüstü faaliyetleri hiçbir zaman tarihi gerçeklere uymamaktadır. Ertuğrul ve arkadaşlarına bu dizide verilen insanüstü icraatlar ve kuvvetler hiçbir zaman yaşanmadığı gibi Kayı boyuna atıf edilen icraatlarda bilinen tarihi belgelerde Diriliş dizisindeki sergilenen şekliyle dile getirilmemekte. Bu dizinin senaristi kendi kafasından yarattığı görüntülerle adeta gerçeğinden farklı bir Osmanlı tarihi yaratmaktadır. İşte tuhaflık hatta rehabet bence burada başlamaktadır.Çünkü dönemimiz gençliği ve toplumu tarihi ve tarihimizi yazılı kaynaklardan öğrenmek yerine daha ziyade televizyon kanallarından ve bilgisayar ekranlarından öğrenmeyi tercih etmektedir. Hele hele milli eğitimimizde tarih eğitimi programları iyice daraltılmış, genel Türk tarihi Osmanlı tarihi, Türkiye Cumhuriyeti tarihi,sanat tarihi, edebiyat tarihi gibi tarihler neredeyse devre dışı bırakılıp, sadece İslam tarihi ve şekillendirilmiş Osmanlı tarihinden getirilmişken Diriliş gibi diziler gençliğimizin ve toplumumuzun temel tarih bilgisini oluşturacak kaynaklar haline gelmişlerdir. Bu yüzdendir ki Diriliş ve Diriliş gibi dizler sergiledikleri yanlış, gerçek dışı, abartılmış veya belirlenmiş amaçlara hizmete yönelik bilgiler içeren sahneleriyle gençliğimizi ve toplumumuzu gerçek dışı, yanlış tarihi bilgilere sahip kılmakta oldukça başarılı olabilme özelliğine kavuşturmuştur. Bu nedenledir ki, bu düşüncemledir ki Diriliş dizisi Türk milliyetçiliğini kuvvetlendirecek, Türk milliyetçiliğinin toplumca benimsenmesini gerçekleştirecek bir çalışma ürünü olması mümkün değildir. Yine şahsi düşünceme göre Diriliş Ertuğrul dizisi ortaya koyduğu yanlış tarihi gerçekleriyle abartılmış gerçek özelliklerinin fevkinde özellikler de gösterilmesi nedeniyle abartılı kahramanlara dönüştürülmüş şahsiyet ve tipleriyle Türk milliyetçiliğine Türkçülüğe hizmet yerine daha ziyade yeni Osmanlıcılık zihniyetine hizmet edecek bir görsel ürün ve bunu sağlayacak çalışma görünümündedir. Bir başka deyişle bir zamanlar çocuklarımızın çok sık okuduğu Tom Miks, Teksas gibi çizgi romanlar ne kadar Amerikan milliyetçiliğine hizmet ediyorsa, Amerikalılara Amerikan milliyetçiliğini kuvvetlendiriyorsa, Diriliş dizisi de toplumumuza Türkçülüğü, Türk milliyetçiliğini içerdiği yanlış bilgilerle, abartılı tipleriyle o kadar hizmet edecektir düşüncesindeyim. Şunu da belirtmek gerekir ki Diriliş Ertuğrul dizisi detaylı irdelenip değerlendirildiğinde Türk ırkının farklı gruplarına hatta Osmanlı’nın hanedanının farklı bireylerine hakaret içeren görüntüler ortaya koyan sahnelerde içeren bir dizidir. Nitekim gerçeğinden abartılan Ertuğrul’un dayısı da, dayısının hanımı da, oğlu daha ağabeyleri ve yengesi de bu dizide Türklüğüe Kayı boyuna ihanetle suçlanmış, çıkarcı ve hain olarak suçlanmışlardır. Bunun gibi olguların gerçek olduğu acaba hangi tarihi kaynaklarda mevcuttur. Bu yüzden Diriliş Ertuğrul dizisinin sergilediği bu gibi sahneleri, bu diziyi ortaya koyanların, senaristlerin yapacakları basın açıklamalarıyla Türk kamuoyuna açıklamaları gerekir düşüncesindeyim. Hakikaten dizide suçlanan Ertuğrul’un ağabeylerinin, yengesinin, dayısının, dayı oğlunun itham edildikleri suçları işlediklerini dile getiren tarihçiler kimlerdir? Hangi eserlerinde bunu dile getirmişlerdir? Bunu bilmek bu diziyi izleyen vatandaşlarımızın hakkıdır düşüncesindeyim. Kaldı ki sadece ihanetle suçlanan Osmanlı Hanedanı değil, Selçuklu Hanedanı da suçlanmaktadır. Mesela tarihlerimizde büyük işler başarmış, Anadolu Selçuklularının en büyük sultanı olarak belirtilen Alaaddin Keykubat’ın bu dizide sarayında bir sürü casusun Moğoluyla, Türküyle, İlhanlı Devleti casusunun cirit attığı bunlardan habersiz bir sultan olarak gösterilmektedir. Aynı zamanda Aladdin Keykubat, Veziri Saadettin köpeğin oyuncağı onun yaptığından habersiz bir sultan durumunda sunulmaktadır. Bütün bunlar bu dizinin Selçukluya hakareti olarak değerlendirilebilecek görüntüler değil de nedir. Bu yüzden Diriliş dizisinin Türklüğe, Türk dünyasına değer kazandırmak, Türk milliyetçiliğini kuvvetlendirmek için faydalı olabilecek bir dizi olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu dizinin ancak ve ancak Osmanlı benzeri bir idareyi yahut onun güncelleştirilmiş şeklini oluşturabilecek bir idareyi toplumumuza benimsetmek arzusunda olabilecek düşünceye hizmet edebilecek bir çalışma ürünü olduğunu söylemek söz konusu olabilir düşüncesindeyim. Bu düşüncelerime dayanarak bence toplumumuzda Diriliş Ertuğrul dizisini abartılı Türkçülüğe faydalı olmaktan ziyade başka amaçlara hizmet eder bulup, bunu dile getirebilecekler haklıdırlar kanaatindeyim. Zaten şahsi görüşüme göre gerçek tarihçiler, gerçekten tarihi bilgiye sahip izleyicilerin Diriliş Ertuğrul dizisini izlerken hayretten hayrete düşüp, şaşkınlığa uğradıkları şüphesizdir diye düşünmekteyim. Geçmiş dönemlerde yayınlanan abartılı Malkoçoğlu, Battal Gazi, Karaoğlan, Tarkan filmleri ortaya koydukları sahnelerle Türk milliyetçiliğine Türkçülüğe ne kadar hizmet etmişlerse Diriliş Ertuğrul dizisinin de bu filmlerden daha farklı, daha kuvvetli etki yapıp fayda getireceğine inanmak oldukça zor olmalıdır düşüncesindeyim. Ama tekrar vurgulamak isterim ki bilemediğim bazı çevreler, bilemediğim amaçlarına ulaşmak için toplumumuzu Diriliş ve benzeri dizilerle farklı yönlendirmelere uğratmak için bu dizi ve benzerlerini ortaya koymuş olabilirler. Biz gerçek Türkçülere, Türk milliyetçilerine düşen görev Diriliş Ertuğrul dizisi gibi dizleri ve bu diziyi sahip olduğumuz gerçek tarihi bilgilerimiz ışığında izlemeli, ona değerlendirmeli, bu dizilerde sergilenen hatalı yanlış bilgilerin, abartılı sahnelerin amaç ve hedeflerini düşünmeli, eğer bu hedefler Türkçülüğe, Türk milliyetçiliğine zarar veriyorsa, onları kaile almayıp gerekirse tesirsiz bırakmak için yapılması gerekenleri yapmaya çalışmalıyız düşüncesindeyim. Sözün kısası şahsi görüşüm olarak vurgulamak isterim ki Diriliş ve benzeri diziler Türk milliyetçiliğini, Türkçülüğü hatta milliyetçiliği kuvvetlendirmeye, benimsetmeye faydalı olacak, etkili olacak çalışma ürünleri değil, en fazla Osmanlıcılık, yeni Osmanlıcılık çalışmalarına Osmanlı hayranlığı yaratmaya, ümmetçilik zihniyetini kuvvetlendirip, milliyetçilik zihniyetini yok etmeye hizmet edebilecek diziler olarak, çalışmalar olarak değerlendirilebilecek ürünlerdir düşüncesindeyim. Sözün kısası başlığımızdaki soruya verilebilecek en uygun cevap bence Diriliş dizisi Türkçülüğe ve Türk milliyetçiliğine faydası az hatta hiç olmayacak bir dizidir kanaatindeyim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.