güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

CUMHURİYETİ YIKMAYI AMAÇLAYAN ÇEVRELER VE İLK İCRAATLARI

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

 

Haziran 1926 İzmir Suikastı ve İzmir Suikastlar Davası 

İzmir Suikasti Haziran 1926'da yurt gezileri kapsamında bulunduğu İzmir kentinde Mustafa Kemal'e karşı yapılması tasarlanmış bir suikast girişimidir. Suikast gerçekleşmeden önce ortaya çıkarılmış suçlu görülen çok sayıda kişi idam veya hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.

Suikast girişimi 15 Haziran 1926 günü Mustafa Kemal Balıkesir’deyken İzmir’de Giritli Şevki adlı bir motorcunun doğrudan dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik'e ulaşması ve ihbarıyla ortaya çıktı. Suikastçiler İzmir Kemeraltı çarşısının ana caddesine (günümüzdeki adı "Anafartalar Caddesi" o dönemdeki adı -caddedeki Mevlevi dergâhı nedeniyle- "Mevleviler Sokağı") nâzır bir otelin pencerelerinden Mustafa Kemal Paşa gezi programı üzere caddeden geçerken ateş açmayı planlıyorlardı.

İhbara göre suikastçilerin arasında Ziya Hurşit Gürcü Yusuf Laz İsmail ve Çopur Hilmi vardı. Yaptıkları plana göre bu kişiler Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'i İzmir'e ziyarete geldiğinde Kemeraltı karakolu önünde ateş ederek öldürecekler kargaşadan yararlanarak Yemiş çarşısında bekleyen bir arabayla Giritli Şevki Bey'in rıhtımda bekleyen motoruna gidecekler motora binip Sakız adasına kaçacaklardı. Fakat son anda Şevki Bey'in pişmanlık duyarak suikastçıları ihbar etmesi sonucu suikast girişimi ortaya çıkmış oluyordu.

Olayın ardından silahlı ve bombalı olarak İzmir’de yakalan Ziya Hurşit’in açıklamaları doğrultusunda çok sayıda kişi gözaltına alındı ve hemen bir İstiklal Mahkemesi kuruldu. Yargılananlar arasında Kâzım Karabekir Ali Fuat Cebesoy Refet Bele Bekir Sami Bey Cafer Tayyar Eğilmez Vasıf Karakol gibi Kurtuluş Savaşı’nın önde gelen isimleri de vardı. Bu ünlü kişilerin çoğu beraat etti. Ancak İttihat Terakki Cemiyeti’nin önde gelen bazı isimleri suikastla ilgili bulunarak idam edildi.

O gece ve ertesi gün İstanbul ve İzmir'de yapılan tutuklamalarda Ziya Hurşit Gürcü Yusuf Laz İsmail ve Çopur Hilmi yakalandılar. Suikastın arkasında kapatılmış Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın içindeki bir grup olduğu sonucuna varıldı. Partinin kurucuları olan Kazım Karabekir Ali Fuat Cebesoy Refet Bele ve Adnan Adıvar gibi Kurtuluş Savaşı'nın ünlü isimleri suikastin diğer sanıklarıyla birlikte İzmir İstiklal Mahkemesi nde yargılandılar.

Mahkeme Ziya Hurşit ve arkadaşlarını idam cezasına çarptırdı. 14 Temmuz 1926'da 14 kişinin idam cezası infaz edildi. Suikast girişiminden sonra 1 ay gibi kısa bir süre içinde yıldırım hızıyla yargılanma tamamlanmış ve idam cezaları infaz edilmiş oluyordu. Kurtuluş Savaşı'nın önderlerinden biri olan ve o sırada yurt dışında bulunan Rauf Orbay gıyabında 10 yıl hapis cezası aldı. Terakkiperver Partisi'nin yargılanan diğer üyeleri her ne kadar mahkeme tarafından aklandılarsa da bir çoğu uzun bir süre kuşku altında kaldılar. Hükümet görevlerinden dışlandılar. Çoğu 10 yıl süreyle siyasi yaşamdan uzak kaldı.

18 Haziran 1926 Mustafa Kemal Paşa suikast girişimi hakkında Anadolu Ajansı’na verdiği demeci şu cümleyle bitirdi: Benim naciz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Cumhuriyetimiz sona erdirmek için çalışmalara girişen yukarıda sözünü ettiğim kişiler bir yandan Mustafa kemale suikastler hazırlarayak başarıya ulaşmaya çalışırken bir yandan da toplumumuzun bazı kesimlerini dini istismarlarla veya etnik köken istismarıyla cumhuriyet sistemimize karşı olabildiğince geniş bölgelere yayılabilecek iç isyanlara yöneltmeye çalışmışlar yapılan istismarlar neticesinde propagandalar neticesinde bazı iç isyanların çıkmasını sağlamışlardır. Gerçi bu çevreler, Mustafa Kemal’in ana hedefi olan Cumhuriyet rejimini önceden hissettiklerinden bu tip isyanları kurtluş harbi dönemin de çıkarmayı denemişler yer yer çıkarmayı gerçekleştirmişlerdir. Cumhuriyet öncesin de çıkarılan isyanlar la Mustafa Kemalin amaçlarını ve cumhuriyet rejiminin gerçekeleşmesini engelleyemeyen aynı çevreler benzer faliyetlerini Cumhuriyetin ilanından sonra da sürdürmüşler ve cumhuriyete karşı geçkeleştirmeye çalışmışlar dır büzdendir ki cumhriyetimize karşı yapılan iç ayaklanmaları 2 grup ta irdelememiz gerekir kanatındayım bu amaçla genel kaynaklarabaktığımızda cumhuriyet öncesi iç ayaklanmalar hakkında şu bilgilerin verildiğni biliyoruz: Ali Batı ayaklanması , Ali Galip Olayı, Konya İsyanı, 1. Aznavur İsyanı ve Bozkır İsyanı, 2.Aznavur İsyanı ve Şeyh Eşref İsyanı, Hendek-Adapazarı, Bolu-Düzce İsyanları, Konya, Yozgat- Boğazlıyan ve Çapanoğulları İsyanları, Cemil Çeto İsyanı, Milli Aşireti İsyanı, Çopur Musa İsyanı, Delibaş İsyanı, Demirci Mehmet Efe ve Çerkez Ethem İsyanları, Pontus Çetelerinin İsyanı ve Koçgiri İsyanı. Mustafa Kemali ve onun başlattığı kurtuluş harbinin ardından gelecek cumhuriyet dönemini yukarıda ki isyanlarla durduramayan yukarıda ki çevreler Cumhuriyetimizin sona ermesi için çalışmalarını sürdürmüşler el altından Cumhuriyetimizi yıkmak için yaptıkları çalışmalarla yeni isyanlar çıkarmışlardır.  Cumhuriyet döneminin cumhuriyeti hedef alan iç isyanlarına genel kaynaklar da baktığımızda şu bilgilerin verildiğini görürüz: Nasturi Ayaklanması, Şeyh Sait Ayaklanması,  Koçuşağı Ayaklanması , Mutki Ayaklanması, Bicar İsyanı ,Ağrı İsyanlar, Zeylan İsyanı, Tunceli İsyanı, Menemen Olayı. Bütün bu gördüğümüz iç ayaklanmalarla hedefine ulaşmaya çalışan çevrelerin cumhuriyetimizi yıkma çalışmaları Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Türk silahlı kuvvelerini Türk geçliğinin Türk milletinin engellemesi ile başarısızlığa mahkum edilmişler Cumhuriyetimiz ayakta kalmayı sürdürmüştür. Menemen olayından sonra diyebileceğimiz süreçte başarıya ulaşamıyacağını anlayan yukarıda ki çevreler yeraltına inip tarikatçılık meshepçilik faliyetleri ve etnik kökenli dernekçilik failiyetleri ile taraftarlarını ve kitlelerini çoğaltmaya yönelmişler amaçlarına ulaşmak için fırsat kollamaya zamankollamaya yönelmişlerdir onların bu türçalışmaya yöneldiğini hisseden Mustafa Kemal  Cumhuriyetrejiminin devamlılığının sürmesi için cumhuriyet rejiminin korunmasını Türk silahlı kuvvetlerine ve Türk gençliğine daha genel manada Türkmilletine  emanet edip onları  bu yolda görevlendirmiş bu görevlendirmesini gençliğe hitabesi ile dile getirmiştir bu yüzdendir ki cumhuriyetimizin ilelebet yaşamasını sona erdirilmeme mesini sağlamak Türk silahlı kuvvetlerine onu oluşturan Türk geçliği ve Türk milletinin koruma çalışmalarına bağlıdır. Şunu untmamak gerekir ki cumhuriyetimizi sonlandrımak yolunda yapılan çalışmalar aynı çevreler tarafından günümüze kadar sürdürülmekte ve sürmekte düşüncesindeyim. Umarım Ata Türkün cumhuriyete tayin ettiği bekçiler olarak türk silahlı kuvvetleri ve türk geçliği sürmekte olan tehlikelerin farkında ve bilincindedir. Gerektiğinde bu tehlikeyi bertaraf etme gücünü sahip oldukları asil kandan alacaklar ve bu tehlikeleri anın da bertaraf edeceklerdir ve umarım onları sözkonusutehlikler hakkın da bilinçlendirme görevini Mustafa kemalin verdiği Türk öğretmenleri Türk eğitimcileri gereği gibi yaparak butür yeni failiyetleri sonuçsuz brakmakta konusun da Türk geçliğini ve milletini biliçlendirmeyi başaracaklardır. Cumhuriyetimizin ebediliği bir oran da onların bu çalışmalarına muhtaçtır. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.