güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

BUGÜNKÜ ORTA DOĞU ÇATIŞMALARINDAN ULUSLARIN DEĞİL ULUSLARI YÖNETENLERİN HIRS VE İSTEKLERİ BELİRLEYİCİ ETKENDİR

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

 

Değerli Okurlarım,

 Bugün orta doğu dediğimiz sahaya baktığımız da büyük çatışmaların çekişmelerin ve huzursuzluğun hâkim olduğu bir saha görürüz, şöyle ki başta Suriye Filistin ve İran olmak üzere hemen hemen bütün orta doğu İslam devletleri ve toplumları İsrail’e düşman ve hasım hane bir durum ve görüntü vermektedirler. Nitekim bu nedenledir ki İsrail kurulduğu günden bu güne çevresinde ki İslam Arap devletleri ile çatışmalar ve savaşlar yaşamaktadır. Genel isimlendirme ile Arap İsrail savaşları diye bileceğimiz bu savaşlar aslında bu günde sona ermemiştir bu savaşların görüntüleri bu günde Filistin ve Suriye sahasında devam etmekte daha ziyade İsraillin üstünlüğü görülen çatışmalar halinde sürmektedir. Bu Arap İsrail savaşlarının sebebi olarak her ne kadar çevresinde ki Arap toplumlarının İsrailli kabul etmemek olarak gösterilse de aslında bu savaşların temel sebebi İsrail çevresin deki Arap devletlerinin yöneticileri İsrail yöneticileri ile birbirine ters düşen çıkarlarının istek ve arzularının çatışmasından ibarettir düşüncesindeyim. Nitekim mısır yöneticileri olsun Suriye yöneticileri olsun Ürdün yöneticileri olsun ırak yöneticileri olsun İsrail yöneticileri ile zıtlaştıkları oranda savaşlar meydana gelmiş savaşlar gerçekleşmiştir. Ne zamanki İslam devletleri yöneticileri topluca ve ye tek tek İsrailli yöneticilerle anlaşma yoluna gitmişler ise Arap İsrail savaşları kısmen ve ya tamamen kesilmiş aksi takdirde tekrar gerçekleşmeye başlamıştır. Orta doğu olaylarını huzursuzluklarını çatışmalarına baktığımız da bir diğer önemli çatışmanın da Irak ve İran arası da körfez savaşları adı altın da gerçekleştiğini göre biliriz bunda da ırak yöneticisi Saddam ve İran yöneticilerinin bir birlerinin toprağı üzerindeki isteklerinin basa körfezi üzerinde hakimiyet kurma isteklerinin temel sebep olduğunu göre biliriz tabi bir başka izah tarzı da ırak yöneticileri ile İran yöneticilerinin bölgede ki petrol rantını rant oluşturan sahaları paylaşamamaları da söylene bilir yine orta doğu liderlerinin hırs ve isteklerinin sebep olduğu b aşka bir huzursuzlukta Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi ile ortaya çıkan Kuveyt’i ihya etmek isteyen müttefikleri ile ırak kuvvetleri arasında gerçekleştirilen körfez savaşı diye bileceğimiz yahut daha belirgin bir isimlendirme ile Kuveyt savaşı diyebileceğimiz çatışma da yine orta doğu sahasında gerçekleşmiştir bu savaşında sebebi ırak’ı yöneten Saddam Hüseyin ile Kuveyt’i yöneten sabah ailesini yöneten yöneticilerinin çıkar ve istek çatışması olduğunu görürüz bu gün yemende görülen iç savaş olsun yemen ile Suudi Arabistan arasında gerçekleştirilen savaş ve çatışmalar olsun hep iki taraf yöneticilerinin çıkar ve isteklerinin hakimiyet sahlarını paylaşamamalarının yarattığı zıtlaşmalar olduğunu görürüz. Bu durum Filistin sorununda Irak ve Suriye sorunun da temel sebebini oluşturduğu ortadadır. Yalnız şunu hatırlatmak isterim ki ırak ve Suriye sorunlarında diğer bahsettiğim sorunlardan farklı olarak yerel ve bölgesel sorunlardan daha fazla ağırlıklı olarak uluslar arası zıtlaşmaların daha çok sayıda ulus yöneticilerinin çıkar ve isteklerinin çatışması etkendir düşüncesindeyim. Şunu öncelikle vurgulamak isterim ki Arap baharı adı altında Tunus ve Libya da Mısırda çıkan daha doğrusu çıkarılan iç huzursuzluklar hatta iç çatışmalar. Nasıl Amerika birleşik devletleri ve müttefiklerinin ortaya çıkardığı huzursuzluk ve çatışmalarsa, Suriye ve ırak sahasında ki görülen bu günkü huzursuzlukları oluşturan çatışmalar ve savaşlar da huzursuzluklar da onların eseridir görüşün deyim. Biraz detaylı söylemek gerekirse orta doğuyu yeni baştan düzenlemek isteyen ABD yöneticilerinin müttefikleri ile birlikte ortaya attıkları ve uygulama konusunda harekete geçtikleri büyük orta doğu projesi denilen kısaca BOP projesi diye adlandırılan bu projenin bu gün ki Suriye ve Irkta ki iç savaşları çatışmaları yaratan bir eken olduğu ortadadır. Hali ile BOP denilen ABD projesinin uygulanmasını onaylayıp destekleyen AB(Avrupa birliği) devletleri ve ülkemiz gibi devletlerinde bu 2 sahada ki çatışmalı ve huzursuz ortamdan sorumlu olabileceğini düşünmek mümkündür kanaatindeyim. Çünkü bizi yöneticilerimizin en önemli biriside bu BOP denilen bu projenin ABD başkanı ile birlikte eş başkanı olduğunu hatırlamak gerekir düşüncesindeyim. Şunu da unutmamak gerekir ki Suriyeli muhalifler Esad’a isyan bayrağını açtığında ülkemiz yönetimi ile Esad yönetimi çok sıkı ilişkiler içerisin de olup samimi görüntüler vermekteydi. Hatta yanlış hatırlamıyorsam birleşik kabine toplantısı yani bakanlar kurulu toplantısı bile gerçekleştirilmişti ama bu görünüşteki dostluk muhalifler isyan bayrağını açtığı da hemen sona ermiş ülkemiz yöneticileri ve ADB yöneticileri ve onların destekledikleri Esad muhaliflerini yanında yer almayı tercih etmişti. Şunu da vurgulamak isterim ki biz ülke olarak daha doğrusu ülke yöneticilerimiz vasıtası ile Irak sorununda da;  daha önce ki dönemlerde dostça ilişkiler yürüttüğümüz Saddam yöneticilerini, ADB nin Irak’ı işgali sırasında da ABD safına geçerek Saddam ve Saddam dönemi yöneticilerini yalnız bırakmıştık. Bu nedenle ABD nin Irak işgali kolaylaşmış ABD açısından İşler Irakta daha kolay yürümüştü. Üstelik bu sahaya Rusya ve İran yeteri oran da karışıp müdahale de edemediğinden ABD yöneticiler Irakta istediklerini gerçekleştirmede daha başarılı olabilmişlerdi. Bunun sonucu olarak ABD ve müttefikleri kuzey Irak Kürt yönetimini Bağdat çevresin deki Sünni İslam çevresini Güneyde ki, Şii bölgesini oluşturarak Irak’ı parçalayıp BOP projesine uygun hale getirmeyi başarmışlardı ancak Suriye de durum böyle olmamıştır. Çünkü bu saha da Esad’ın bir müttefiki olarak Rusya ve ona eklenen İran sahneye çıkmış ABD’nin ve onun desteklediği Esad muhaliflerini durdurmayı başarmıştır. Bu arda ABD gibi düşünen hatta Suriye sahasından sahneye inmeye can atan beyanlarda bulunup Şam da Cuma namazı kılacaklarını söyleyen Ülkemiz yöneticilerinin de geri durmalarına da sebep olmuşlardır düşüncesindeyim. Bunun sonucu olara k Rusya Suriye de asırlar sonra da olsa Akdeniz’e sıcak denizlere inme ve buralarda yerleşme imkânında sahip olmuş Deniz ve hava üstleri kurabilmiştir. Esad yönetiminin davetlisi olarak ona yardım amacı ile gelen Rusya bu sayede Suriye sorunlarının asli unsuru tarafı ve belirleyici unsuru haline gelmiştir. Bu beklenmedik durum karşısında ABD yöneticilerinin bölgede ki yerel unsurları Örgütleyip bir çatı altında toplanmaya Çağırdığını ve bazı oluşumlar ortaya koyduğunu görmekteyiz ancak ABD bu saha da askeri ile görev alabilmek için Fiili olarak buluna bilmek için uluslar arası bir sebep ten yoksundur. Bu nedenle olsa gerektir ki büyük olasılıkla ABD, Işid’i ortaya çıkarmış Irak ve Suriye sahasında geniş topraklar üzerinde hâkim olmasına göz yummuştur. Işid hâkimiyeti gerçekleşince terör örgütü ilan ettiği bu oluşumla mücadele etmek maksadına dayanarak kendisi ve müttefiklerinin askeri birlikleri ile bu saha da yerleşmiştir. Bununla da kalmayıp askeri yerleşimler ve üsler meydana getirmiştir. Şunu da vurgulamak isterim ki ABD nin Işid’le mücadelesinde kullandığı yerel güçler onlara yaptığı yardım ve yerel destekler ülkemizin yöneticilerine ters gelmeye çıkarlar çatışma başlayınca Suriye sorunları başlangıcında ABD yanında yer alan ülkemiz yöneticileri de ABD yöneticileri de çıkar çatışmasında düşmeye başlamışlardır. Bunun sonucunda Ülkemiz ABD’li yöneticilerden istediğini bulamayınca taraf değiştirmeye yönelmiş başlangıçta karşı oldukları Esad yönetimini hamisi koruyucusu olan Rusya ve İran ile yakınlaşma Onların safına geçmeye yönelmişlerdir. Düşüncesindeyim. Bir yandan da ABD’nin, NATO gereği müttefiki olan ülkemiz bu sebep ile Suriye sorunların da 2 cepheli olan bu sorunun her 2 cephesinde de yer alır bir görünüm vermeye başlamıştır düşüncesindeyim. Bütün bunlar olurken ülkemiz yöneticileri ABD nin bu yolunu izleyip Suriye sahasından girişeceği çatışmalarda haklı olmak amacı ile Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu daha doğrusu ABD’nin Suriyeli muhaliflerden oluşturduğu ÖSO’ yu yanına alıp desteklemeye silahlandırıp eğitmeye ve girişeceği Suriye mücadelelerinde kullanmaya yönelmiş görülmektedir. Bunun sonucunda bu gün Suriye sahasında gerçekleştirilen çarpışmalarda fiili olarak yer alan 3 devlet olarak Ülkemiz ortada bulunmaktadır. Ülkemizin başlattığı çatışmalar devam etmekte askerimiz yöneticilerin belirlediği görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadır. Kabaca gözler önüne sermeye çalıştığım bu Orta doğu sonralarının sebeplerini irdelediğimiz de Arap, Kürt ve Türk halklarının birbiri ile çatışın enik sorunlarından ziyada bu kitlelerin oluşturduğu devletlerin. Ve ya sözde adalet olmak amacı ile kurdukları terör örgütlerinin ve bu bölgelerde kendi çıkarlarını gerçekleştirmek amacı ile bu tip yerel yöneticileri yönlendir meye çalışan Rusya, ABD gibi güçlü devletlerinin yöneticilerinin menfaat, çıkar elde etme istek ve arzularını gerçekleştirme hırslarını tatmin etme gayretleri. Bu gayretler sırasında bir birlerine ters düşmeleri yatmaktadır düşüncesindeyim. Bu düşüncelerimde ne derece haklı olduğumu Orta doğu sahsında ki sorunların savaş ve çatışmaların geçmişinin ve gelecekteki durumlarının irdelenmesi şüphesiz açıkça ortaya konulacaktır. Sonuç olarak vurgulamak isterim ki orta doğu bölgesin de görülen devletlerin yöneticileri istedikleri takdirde yönettikleri kitleleri bir biri ile barışa, birbirleri ile savaşa her an götüre bilmekte. Bir gün önce dost olduğu devleti ertesi gün başında bulunduğu kitleye devlete düşman gösterme gücüne sahip olabilen yöneticiler isterlerse devletlerini istedikleri devleti istedikleri örgüte savaşa götüre bilmeyi başardıkları sürece orta doğu sahasında devletlerin ve halkların barışa kavuşması huzura kavuşması oldukça zor görülmektedir. Düşüncesindeyim tekrar vurgulamak isterim ki bence bu günkü orta doğu çatışmalarından ulusların değil ulusları yönetenlerin hırs ve istekleri belirleyici etkendir.

                

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.