güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

BANDIRMANIN UNUTTUĞU BANDIRMALIYA UNUTTURULAN KURTULUŞ ZAFERİ YILDÖNÜMÜ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:48

Değerli okurlarım; her zaman yazılarımda dile getirdiğim gibi Bandırmayı yönetenlerde Bandırmalı da tarihe ve tarihi olaylara gereken önemi vermediğini pek çok tarihini ilgilendiren olaydan habersizliğini bir kez daha ispatlamıştır.

Geçen 11 Şubat Çarşamba günü Bandırmamızda doksan sekiz yıl önce gerçekleşen kurtuluşundan Bandırmanın haberi olmadığı herhangi bir etkinlik ve seromoni gerçekleştirilmemesiyle bir kez daha ispatlanmıştır. Çünkü yakın tarihimizle az çok ilgisi olan her kes bilir ki 11 şubat 1920 tarihi Bandırmamızın İngiliz işgalinden kurtuluş kurtarılış tarihidir.Yine Bandırmanın tarihi ile ilgilenenlerin bilmesi gereken bir gerçek bu İngiliz işgalinin 26 Ocak tarihinde köprülü Hamdi Bey tarafından başarıyla gerçekleştirilen Akbaş baskını sebebiyle olduğu muhakkaktır.Çünkü bu baskında elde edilen silah ve cephanenin bir kısmı Bandırma Limanına çıkarılmış Bandırma üzerinden Susurluk,Balıkesir ve Karacabey sahasındaki Kuvayı milliyecilere sevk edilmiştir.Bu icraatın böyle yapılacağını tahmin eden zaten İstanbul Hükümeti taraftarları ve İngiliz muhipler cemiyeti taraftarları ve sempatizanları vasıtasıyla aldıkları ihbarlara dayanan İngilizler bu cephane ve silahları ele geçirmek için Bandırmaya asker çıkarmak icraatine yönelmişlerdir.Bu yöneliş neticesinde iki savaş gemisi eşliğinde gelen bir çıkartma gemisi diyebileceğimiz gemideki bir yüzbaşı komutasındaki iki yüz İngiliz askeri Bandırmaya çıkarılarak bir Şubatta Bandırma İngiliz işgaline sokulmuştur.1 Şubat 1920de gerçekleştirilen bu işgalle hükümet binası ve 14. Kolordu karargahı başta olmak üzere bütün resmi binalar işgal edilmiş şehri işgal eden İngiliz birlikleri kendi bayraklarını çekerek askerlerini Hacı Yusuf sahasındaki deniz kesimindeki Müslüman evlerine yerleştirmişlerdir.Hatta bu yerleştirmeler esnasından Müslüman evlerin kapıları kırılarak sakinleri dışarı atılarak bu yerleştirmeler gerçekleşmiştir.İngiliz kuvvetlerinin başındaki bu yüzbaşı bandırmanın kaymakam başta olmak üzere,Kol ordu komutanı başta olmak üzere sivil mülki ve yerel askeri yöneticilerini tazyik altına alarak muhtemelen Bandırmaya çıkarılmış olması gereken silah ve cephanenin kendilerine teslimini istemiş bunu yapanlarında kendilerine teslim edilmesini vurgulamıştır.Osmanlı hükümeti bu işgale onay verdiğini Yüz başının isteklerinin yerine getirilmesini Bandırmanın sivil ve askeri yöneticilerine belirtirken İzmir Müdafai Hukuk Cemiyeti başta olmak üzere bölgedeki kuvayı milliye oluşumları bu işgali protesto edip Bandırmanın boşaltılmasını bu işgalin mütareke hükümlerine de ters olduğunu bildiren beyannameler yayınlamışlardır.

Bilhassa Balıkesir Kuvayı Milliyesi, durumu Mustafa Kemal’e ankaraya iletirken bir yandan kendiliğinde bir yandan mustafa kemalle aldığı emirle BU İŞGalle yakından ilgilenmeye yönelmiştir.Bu işgale Bandırmanın içinden ciddi bir tepki ilk ağza gelmemişse de Bandırmadaki Kuvayı Milliye sempatizanları bu durumdan huzursuz olup bir şeyler yapabilmenin düşüncesi ve gayretiyle deyakkuz haline gelmişlerdir.İşte bu sırada Balıkesir’den gönderilen ,Kazım Özalp’in görevlendirdiği meşhur İngiliz Kemal lakaplı Esat Tonbuk Bandırmaya gelmiştir.Amerikan temsilcisi olarak Bandırmaya gelen bu zaat durumu tetkik etmiş Bandırmadaki Kuvayı Milliyecilerin liderleri durumundaki Hasan ve Mehmet Beylerle temasa geçerek onları İngiliz işgaline son verebilmek için yapılması gereken çalışmalar konusunda yönlendirmiştir.Onun tavsiyesi ile onun isteği ile bu liderlerin yönlendirdiği özellikle Bandırma çevre köylerinden elde edilen silahlı sopalı köylü kitleleri Bandırmayı çevreleyen sırtlara yerleştirilmiş sanki mevzilendirilmiş pozisyon getirilmiştir.Yine İngiliz Kemalin tavsiyesi uyarınca bu işi gerçekleştiren liderler İngiliz Komutanına gidip şehri boşaltması gerektiğini aksi takdirde şehri kuşatan yeşil ordu ve kuvayı milliye birliklerinin şehre saldıracağını bildirmişlerdir.Bu sözün özellikle yeşil ordu sözünün kullanılması tesadüfi değildir.Çünkü kurtuluş harbinin bu döneminde ülkemizde Rusyada ki daha doğrusu Sovyetler birliği kuruluşundaki Kızıl ordu benzeri bir silahlı kuvvet oluşturularak yeşil ordu adı verilecek böyle bir kuvvetle ilkenin kurtarılması yolunda düşünceler hatta girişimler mevcuttur.

Mehmet ve hasan beylerin tavsiyelerini tuttuğunu gören Esat Tonbuk kendiside bir Amerikalı temsilci sıfatıyla İngiliz yüzbaşısını ziyarete gitmiş ve ona sanki çevreden edindiği izlenimlere dayanarak tehlikede olduğunu görmüş bir dost gibi Bandırmayı boşaltmasını tavsiye etmiştir. Şehrin kuşatıldığını belirten Esad Tonbuk İngiliz Yüzbaşısına “ istersen gel beraber çevreyi gezelim durumu gözlerinle gör” teklifinde bulunmuş onun kabul etmesi üzerine hakikaten çevreyi birlikte gezip dolaştıklarında sırtlardaki yarı silahlı sopalı kitleleri gören İngiliz yüzbaşısı gerçekten endişeye kapılmış ve zaten yapacağı bir iş kalmadığını düşündüğünden Esad Tonbukunda sözüm ona onu kolluyan ona yardımcı olmaya amaçlayan tavsiyeleri uyarınca şehri boşaltmaya karar vermiş ve 11 Şubat 1920 de askerleriyle birlikte geldiği gemiye binerek şehri boşaltmıştır.

Böylece Bandırma ,Bandırma halkının Mehmet ve Hasan beyler önderliğindeki kuvayı milliyecilerin onlara uyan Bandırmalıların gayretleri ile o soğuk kış günündeki çabalarıyla fedakarlıklarıyla kararlılıklarıyla İngiliz işgalinden kurtarılmıştır.

Bundan doksan sekiz sene önce gerçekleştirilen bu kurtuluş Bandırma halkının Bandırma ilçesi halkının kurtuluş harbi süresince güçleri ile yaptığı yapabildiği tek ciddi mücadeledir.Ve bunda da zafere ulaşmıştır.Bunun dışındaki Anzavur ve Yunan işgallerinde Bandırmanın bu işgallere hiç tepkisi olmamış , Bandırmanın  bu işgallerden kurtarılışı düzenli ordunun gayretleriyle Bandırma dışındaki Türk milislerinin Türk silahlı kuvveti mensuplarının gayret ve mücadeleleriyle gerçekleştirilmiştir.Bu nedenle diyebilirim ki Esat Tonbuğun tavsiyeleri ve yönlendirmesiyle Bandırmalının İngilizlere aba altından sopa göstermesi şeklinde bir gayretiyle de olsa11 Şubat 1920 de Vuku bulan bu İngiliz işgalinden kurtuluş ve kurtarılış Bandırmalının kurtuluş savaşında iftahar edebileceği tek icraat tek zaferdir.

Ne yazık ki gerçekleştiği günden bugüne Bandırmalı bu zaferinin farkında olmamıştır.Hatta beklide birileri İngiliz sempatizanlığından İngiliz severliğinden İngilizlere karşı gerçekleştirilen bu zaferini Bandırmalıya unutturmak için bilerek bu zaferin hiç kutlatmamışlar.Çünkü Bandırma halkı kurtuluş harbi süresince ferdi katılımlar dışında kurtuluş yolunda çalışmalara doğru dürüst toplu katılımlarda bulunmamıştır.Gerçi Balıkesir kongresine Bandırmamızda temsilci göndermiştir ama bu giden temsilcilerin kimler olduğu yetkilerinin ne olduğu konusunda bile farklı görüşler vardır.

Hatta bu toplantıya katıldığı öne sürülen temsilcilerden birisi hiçbir silahlı mücadeleye katılmamış Bandırma kurtarılırken oda ancak o zaman esaretten kurtulabilmiştir.Zaten onun Yunan esaretine düşmesi bile tartışılacak izah edilmeye muhtaç durumdadır.Bunlar bir yana şahsi  kanatım olarak birilerinin Bandırmalının kurtuluş harbi süresindeki durumu ortaya çıkmasın pasifliği görülmesin istediği zaman bir şeyler yapabilmesi mümkünken istemediği için İstanbul hükümeti taraftarlarının çok olduğu için kurtuluşa katkı vermediği anlaşılmasın diye bu İngiliz işgalinden kurtuluş zaferini bile Bandırmalıya unutturmaya çalıştıklarını söylemek yerinde olacaktır.

Tabi İngiliz dostluğuna zarar vermek korkusununda bu zaferi unutturmaya çalışmada etkili olduğu muhakkaktır.Bütün bunlara rağmen bundan 98 yıl önce 11 Şubat tarihinde Bandırmalı kendi çaba ve gayretleriyle Bandırmayı işgal eden İngiliz Kuvvetlerini Bandırmadan uzaklaştırmayı bandırmayı kurtarmayı başarmıştır. O neslin bugünkü devamı olan bizlerin o kurtuluşu ve kurtuluşu gerçekleştirenleri unutmamız gerektiği düşüncesindeyim. Bu nedenle Bandırmalı sivil, mülki,yerel ve askeri yöneticilerimizin bu olayı değerlendirip bu olayın hatırasını her yıl dönümünde seromonilerle kutlaması yönünde Bandırmalıya önderlik etmesi gerektiği düşüncesindeyim.Umarım yöneticilerimiz bu görevlerinin bilincine varırlar.Umarım Bandırmalı bu tek kurtuluş zaferi icraatlerinin yıl dönümünü kutlamayı adet haline getirirler.Bundan doksan sekiz yıl önce bu kurtuluşta rolü olan Mehmet ve Hasan Beyler başta olmak üzere o zaman görev almış ,bugün toprak olmuş tüm Bandırmalıları minnet ve saygı ile anıyor kendilerine tanrıdan rahmet diliyorum.Esat Tonbuk gibi Balıkesirden ve çevre yerlerden bu kurtuluşa tavsiyeleri ile emirleriyle katkıda bulunan tüm katkı sahiplerine de tanrıdan rahmet diliyorum. Bütün bunlardan sonra şunu bir kez daha vurgulamak isterim ki Bandırmalı olarak kurtuluş harbinde yahut kurtuluş harbi öncesinde yüzümü ağırtabilecek tek icraat olan Bandırma’nın işgalden kurtarılma ile neticelenen bu zafer gününü bu kurtuluş gününü Bandırmalı yöneticiler ve Bandırmalılar acaba neden kutlamaktan sarfı nazar ederler. Bunu anlamak zordur. Oysa böyle bir günü kutlamak Bandırmalının milli birlik ve beraberliğini kuvvetlendirebilecek bir icraat olacaktır kanaatindeyim. Umarım bu yıl bu günü bu zafer gününü yöneticilerimizin önderliğinde kutlamak imkanına kavuşur, kavuşturuluruz. Ama büyük ihtimalle ne yerel yöneticiler, ne mülki yöneticiler ne de askeri yöneticiler bu yolda bir girişimde bulunmayacaklardı. Her sene olduğu gibi bu yıl da bugün kutlanmayacak, bu zaferi bize kazandıranlar hatırlanmayacak, onlar için bir çelenk bile sunulmayacaktır.  Bütün bu zaferin kazanılmasında emeği geçen insanların ruhları önünde saygıyla bir kez daha eğiliyorum, ruhları şad olsun diyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.