SON DAKİKA
Hava Durumu

Bandırmalının Unuttuğu Kara Gün

Yazının Giriş Tarihi: 30.01.2023 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.01.2023 17:40

Bandırma’nın bir vatandaşı olarak siz hemşerilerime sormak istiyorum. Değerli Bandırmalılar Bandırma açısından 1 Şubat tarihinde ne gibi önemli tarihi bir olay cereyan etmiştir? Şimdi bu soruya verilecek cevapları düşündüğümde toplumsal açıdan hiçbir olayın dile getiremediğimi ve çok kişinin 1 Şubat tarihini oğlumun, kızımın doğum günüdür, nişanlandığım evlendiğim zamanın doğum günüdür veyahut da Allah göstermesin annemin, babamın ölüm yıldönümünün cevabını verebileceğini düşünmekteyim. Ama işin aslı hiç öyle değildir.

1 Şubat tarihi Bandırmamız için gerçekleşmiş çok az kara günlerden birinin tarihidir. Şimdi bazı Bandırmalıların tarihi bilgileriyle Bandırma Yunan işgaline 1 Şubat’ta girmedi. 1 Şubat’ta Bandırma’da deprem olmadı. Önemli bir yangın veya sel baskını da olmadı. Öyleyse bu kara gün ne gibi bir olayın gerçekleştiği gündür? Sorusuna cevap aramaya başladığını düşünmekteyim. Onların kafalarını fazla zorlamadan hemen belirteyim.

Bundan takribi 103 yıl önce Bandırma’mız çok uzaklardan gelen bir ada devleti olmasına karşılık kendisinden topraklarında güneş batmayan imparatorluk diye bahsettiren İngiltere devletinin silahlı kuvvetlerinin işgaline uğradığı tarihtir. Osmanlı devleti topraklarına katıldıktan sonra uzun süre hiç işgal görmeyen topraklarına Türk tebaası olmayan, yabancı devlet askerinin ayak bastığı toprak olmayan Bandırma’mız bu tarihte bir yüzbaşı komutasındaki 200 İngiliz askerinin karaya çıkıp resmi binalarını ve önemli yerlerini işgal altına almasına sahne olmuştur.

Akbaş baskını sonrasında buradan kaçırılan silah ve cephanenin peşine düşen İngiliz işgal kuvvetleri bir kısmının Bandırma’ya çıkarıldığını haber alması neticesinde Bandırma körfezine gönderdiği 2 harp gemisi eşliğinde 1 yolcu gemisi içerisinde gönderdiği İngiliz kuvvetleri Bandırma’mızı bu tarihte işgal altına almışlardır. Osmanlı hükümetinin bu bahane ile Bandırma’nın işgal edilmesine askeri açıdan bir tepkisi olmamıştır. Bandırma bünyesinde 17. Kolordunun karargâhı bulunmasına karşılık Osmanlı askeri birimleri bu işgale tepki göstermemişler, Bandırma’mız çekilen İngiliz bayrağının gölgesinde İngiliz işgalindeki bir yerleşim durumu durumuna getirilmiştir. Bu kuvvetin ilk işgal altına aldığı saha bugünkü Kültür Merkezi’nin yerinde bulunan o zamanın hükümet binası ve Bandırma’daki kolordu binası gibi binalar olmuştur.

Osmanlı hükümeti bu durumdan haberdar edildiğinde görevlilerine ve yetkililerine İngilizlere kolaylık gösterilmesi ve yardım edilmesi konusundan emir ve beyanlar gönderilmiştir. Ama İzmir bölgesi Kuva-yi Milliyesi, Balıkesir Kuva-yi Milliyesi durumu protesto ederek şehrin boşaltılmasını istemişlerdir. Durumu Ankara’ya bildirmişler. Ankara’daki Mustafa Kemal’in de durumdan haberdar edilmesini sağlamışlardır. Görünüşte bu işgal Bandırma halkını fazla mutazarrır edecek hırpalayacak bir işgal olmadığı düşünüldüğünden halk ilk ağızda hiçbir tepki göstermemiştir.

Ancak bu gelen kuvvetin yerleştirilmesi söz konusu olduğundan halkın rahatsız olması gereken davranışlar cereyan etmeye başlamıştır. Çünkü İngilizler Osmanlı yetkililerinin gösterdiği Hristiyan mahallelerindeki ev ve binalarına yerleşmek yerine deniz kıyısındaki İslam ahalinin evlerine yerleşmeyi tercih etmesi hatta bazı evlerin kapılarını kırarak girip yerleşmeleri Bandırmalı’yı mutazarrır eden ve tepkiye sevk eden bir davranış olmuştur.

Bu tür davranışlar göstermiştir ki Bandırma’ya gerçekleştirilen bu işgal kalıcı olursa bundan en fazla zarar gören kitle İslam ahali olacaktır. Bu işgalle Bandırma’mızın bugünkü Hacı Yusuf Mahallesi, Haydar Çavuş Mahallesi, Bentbaşı ve Paşabayır’ın alt kesimleri gibi sahalar işgal altına alınmıştır. Şehrimizin Kuva-yi Milliyesi için önemli lider pozisyonundaki Mehmet ve Hasan Beyler gibi bazı Kuva-yi Milliyeciler durumdan rahatsız olup kurtuluş için çareler aramaya bunun için Balıkesir Kuva-yi Milliyesiyle temasa geçmeye yönelmişlerdir.

Onlar bu çaba içerisindeyken İngiliz işgal kuvvetleri komutanı yüzbaşı şehri baskı altına almış, silahların ve cephanenin teslimini istemeye yönelmiştir. İşte bundan 103 yıl önce gerçekleştirilen ve bugün Bandırma’nın unuttuğu işgalin hikâyesi budur.

Bandırma bu işgali o kadar unutmuştur ki hiçbir zaman bu işgalden kurtuluş tarihi olan 11 Şubat’ı kurtuluş bayramı olarak kutlamayı gerçekleştirmemiş hatta denememiştir. Bugün bu kara günün 99. Yıl dönümü yaşarken bu işgalin değerlendirmesini yapıp bugünkü İngiltere ve onun omuzdaşı Avrupa Birliğiyle destekçisi hamisi olan Amerika Birleşik Devletleri’yle olan ilişkimizde bu işgalin unutulmadan değerlendirilme yapılmasının yerinde olacağına dikkat çekmek isterim.

Bandırma kendi gücüyle kurtulduğu bu İngiliz işgali gibi işgalleri bir daha yaşamasın ama bunun için de bu günleri Bandırma’lının unutmadan bilerek değerlendirerek hatırlamayı gerçekleştirmesinin de şart olduğunu bir kez daha vurgularım.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.