güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

BANDIRMA ŞEHİTLER KONUSUNDA FARKLI DEĞERLENDİRME YAPTIĞINI BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli okurlarım, sayfamda defalarca Bandırmamızın geçmişinden günümüze verdiği şehitleri konusunda pek çok yazılar yazdım ve her fırsatta bandırmanın bandırmalı yöneticilerin ve halkın şehitleri konusunda farklı değerlendirmeler yaptığını dile getirmeye çalıştım. Evet bu ifademle bir kez daha hatırlatmak isterim ki hakikaten bandırma ve bandırmayı yönetenler şehitler konusunda gösterdikleri farklı icraatlarle tutumlarla Bandırmada yatan veya Bandırmanın verdiği şehitlere farklı icraat veya tutum göstermektedirler. Hemen dile getirmek isterim ki Bandırmalı şehitlere karşı farklı tutum takınıp farklı değerlendirmeler yaptığını Çanakkale şehitleriyle kurtuluş şehitleri konusunda ortaya koymuştum. Çanakkale şehitleri kronolojik olarak Bandırma’nın verdiği veya Bandırma’da yatan ilk şehitler olma özelliğine sahiptirler. Kurtuluş harbi şehitleri kronolojik zamanlama esas alınırsa onlardan sonra gelmekte ikinci sırayı almaktadırlar. Hal böyle olmasına karşılık ilk şehitler olan Çanakkale şehitleri Bandırma’da yatanlarıyla yahut Bandırmalı olarak Çanakkale’de hayatını kaybeden Bandırmalı şehitleriyle Çanakkale şehitleri ne Bandırma’da ne de herhangi bir başka sahada adlarına düzenlenmiş bir şehitlik veya adlarına yapılmış bir anıt sahibi kılınmamışlardır. Oysa bu şehitler bugün eski mezarlık denilen eski adıyla şehitler mezarlığı denilen sahada gömülmüşler. Bedenleriyle de kanlarıyla o sahanın toprağına katılmışlardır. Kemiklerinin bugünkü akimeti farklı anlatımlarla dile getirilen bu şehitlerin sayısını kimliklerini defalarca dile getirmeme rağmen bu sahada bu şehitler adına hiçbir şehitlik veya anıt düzenlenmemiştir. Üstelik bu sahada bu şehitler yalnız da değildir. Çanakkale savaşları sırasında vurulan Bandırma vapurunun ambarına şehit olan 250 asker ve trak faciasında şehit olan 24 personel farklı sahalarda da olsa onlarla aynı sahada gömülmüş onlar gibi bu sahada kanlarını ve bedenlerini toprağa karıştırmışlardır. Onların da kimliği ve sayıları daha doğrusu Bandırma vapurunda şehit olan 250 er’in dışındakiler bellidir. Ve tarafımca defalarca dile getirilmişlerdir. Yine yazılarımla Bandırma ve Bandırmalı yerel yöneticilere burada yatan Çanakkale ve trak şehitlerinin ve bunlara ilaveten Bandırma’nın Çanakkale savaşlarında verdiği 380 civarında şehitin adına bu eski mezarlıkta bir şehitlik düzenlenmesi bir anıt yapılması yolundaki tekliflerin de maalesef ilgi ve destek bulmamıştır. Yani bandırmalı bağrında yatan bu şehitleri Bandırmalı yönetimler bu şehitleri yok kabul etmeyi tercih etmişlerdir. Ne tuhaftır ki sade yerel yönetimler değil Bandırma’da yönetsel olarak bu konuyla ilgilenmesi beklenen kurum veya makamlarda bu konuda hiçbir çaba ve gayret göstermemişlerdir. Bırakın faaliyet göstermeyi bu yönde çalışma girişiminde bile bulunmamışlardır. Oysa Çanakkale şehitleri konusunda taş kesilen bandırma ve bandırmalılar bandırmalı yönetimler kurtuluş harbi şehitleri konusunda oldukça faal girişimler gerçekleştirmiş bu şehitler adına şehirde 3 anıt yaptıkları gibi bu anıtın birini aynı zamanda şehitlik özelliğine kavuşturmuşlardır. Kurtuluş harbi şehitlerinin birisi edincik mahallesinde ulu camiinin bahçesinde yer alırken bir diğeri şehrimizin bağrında cumhuriyet meydanında yer almaktadır. Cumhuriyet meydanın yer alan bu şehitler anıtı Atatürk anıtıyla birleştirilmiş görünümü yanında anıtın altında diyebileceğimiz palmiyelerin bulunduğu toprak sahadaki toplu şehit mezarıyla kurtuluş şehitlerinin şehitliği özelliğinde bir anıt olarak ta dikkat çekecek yapıdadır. Son olarak kurtuluş şehitleri adına yapılmış bir anıt olarak ay yıldız tepedeki anıtıda söylememiz gerekir düşüncesindeyim. Halkımız her ne kadar bu anıta son kurşun anıtı demeye yönlendirilmişse de aslında bu anıt Bandırma’nın kurtuluş anıtıdır. Ve kurtuluş şehitleri bu anıtta mermer levha üzerinde yazılı isimleriyle dile getirilmiştir. Bu durum gösterir ki Bandırmalı kurtuluş şehitlerine Çanakkale şehitlerine oranla üç kat daha fazla değer vermektedir. Bunu esas alırsak bandırmanın ve bandırmalıların  şehitler arasında ayrım yaptığını farklı grup şehitlere farklı davrandığını söylememizde sakınca yoktur kanaatindeyim. Yine Çanakkale şehitlerinin bazılarının isimlerine belli olmasına karşılık bandırmanın hiçbir sokağına meydanına bu şehitlerden birinin adı verilmezken kurtuluş şehitlerinden iki komutanın adı okullarımıza verilmiş. Kurtuluş şehitleri bu yönde de Çanakkale şehitlerinden farklı değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Şehitlerin isimlerinin verilmesi konusunda sadece Çanakkale şehitleri ve kurtuluş harbi şehitleri arasında farklı değerlendirme yapılmakla kalınmamış kurtuluş esnasında verilen şehitlerin sayısı 80 civarında olurken bunların ona yakını subay olduğu halde ne yazık ki bu subaylardan sadece şehit Süleyman bey’in ve Vecihibey’in isimleri okullara verilerek onlar arasında da bir ayrım bir farklılık ortaya konmuştur. Bandırmalı kore şehidi olan Mehmet gönenç konusunda yani kore şehitleri konusunda farklı davranış yapma imkanına sahip olmamıştır. Çünkü şehit Mehmet gönenç bandırmanın kore harbinde verdiği tek subay şehittir. Bandırmalı Kıbrıs şehitleri konusunda herhangi bir anıt veya şehitlik yapma durumunda kalmamıştır. Zaten bandırmalı artık farklı şehitlikler şehit anıtları yapma yerine şehir girişindeki hava şehitlerinin bulunduğu mezarlığı şehit definleri için kullanmaya başlamıştır. Nitekim pek çok eğitim esnasında verilen hava şehidi yahut Bandırmalı olup başka şehirlerde şehit düşen Bandırma evlatları bu şehitliğe def edilmeye başlanmıştır. Şunu da hatırlatmak isterim ki bandırmalı kurtuluş şehitleri adına Bandırmalı kurtuluş şehitlerinin isimlerini taşıyan bir mermer levhada bu şehitlikte mevcuttur. Bu nedenle bandırmanın kurtuluş şehitlerine karşı anıt açısından hakikaten bonkör davrandığını söylememiz yerinde olur. Üstelik bandırmamız eğitim esnasında yahut farklı kaza veya saldırılarda ölen bazı subay ve askerlerimizin isimlerini bazı sokak ve okullara sağlık ocaklarına vermeyi de gerçekleştirmiştir. Ama nedense bu isimlendirme konusunda belirli bir sistem oturtulamamış bazıları bu isimlendirme değerlendirmesinden mahrum bırakılırken bazılarına bu isim verme konusunda öncelik tanınmıştır. Bu açıdan da bandırmalının şehitlere karşı şehitlerin isimlerini cadde ve sokaklara resmi binalara vermesini yerinde bulmaktayım. Ancak bu konuda dikkat çekmek istediğim nokta bandırmalı ve bandırmalı yöneticiler bazı şehitlerin ismini herhangi bir sokak veya caddeye vermezken bazılarının ismini vermekte adeta insan üstü gayret göstermektedirler. Kanaatimce bu durum şehrimizin siyasilerinin ağırlıkları ve rekabetlerinden kaynaklanan bir durumdur. Etkilerinden kaynaklanan bir durumdur. Hiç değilse benim düşüncem bu yoldadır. Ne var ki terör şehitleri konusunda da aynı davranışı gösteren ve göstereceğine inandığım bandırma ve bandırmalı yöneticiler terör şehitlerine olmasına karşılık nedense basın şehitleri hiçte duyarlı davranmamışlar veyahut ta duyarlılıklarını göstermelerine karşılık duyarlılıklarını devam ettirememişler. Nitekim bunun ilk örneğini Uğur Mumcu konusunda görmemiz mümkün olmuştur. Bu terör şehidi gazetecimizin adı işbaşındaki şehit olduğu zamanın belediye yönetimince bir caddeye verilmişken daha sonra o isim o caddede kaldırılmış ve caddeye başka bir isim verilmiştir. Bu davranış göstermektedir ki ilk yönetim Uğur Mumcunun adını söz konusu caddeye verirken onu terör şehidi sanmış ve ona değer vererek adını bir caddede olsa ebedileştirmek istemiştir. Ama onu takip eden zihniyetlerden birisine mensup yerel yönetim o caddeden ismini kaldırarak onu terör şehidi saymadığını ortaya koymuş ve bugün hala Uğur Mumcu adı şehrimizin sokak ve caddelerinden birinde yaşatılmamaktadır. Basın şehitlerine bandırmalının ilgisizliğini ortaya koyan özellikle son peşpeşe iki yerel yönetim dönemi yaşamakta olan zihniyetin ilgisizliğini ortaya koyan değerlendirme ise bandırmamızın aynı zamanda Balıkesirimizin ilk basın şehidi olan müteveffa yayın yönetmenimiz Cihan Hayırsevener’in şehitliğini şehadetini değerlendirmede ve adının bir cadde veya sokakta meydanda yaşatılması konusunda görüldüğünü söylememiz mümkündür kanaatindeyim. Nitekim 18 Aralık 2009 tarihinde sırf mesleğini icraat etmesi nedeniyle öldürülen Cihan Hayırsevener’in yaklaşık 10 yıl Bandırma’da yaşamış olması öldüğünde Bandırma kent meclisinde üye bulunması hesabıyla Bandırma’nın Bandırmalı yöneticilerin onun adını bir sokak veya caddeye vererek ebedileştirilmesi düşünülürdü. Bu yönde bazı muhtarların özellikle camiamızın tekli ve kampanyalarına rağmen ne yazık ki çoğu arkadaşı olan Bandırma’nın yönetici ve önde gelen kişileri bu konuda herhangi bir girişimde dahi bulunmamışlardır. Oysa Cihan Hayırsevener’de Bandırma toplumuna verdiği bilgilendirme hizmeti sona erdirilmek amacıyla onun şahsında onun okurlarına korku vermek amacıyla yapıldığı için onu susturmak maksadıyla yapıldığı için suikast ve terör olayı sayılması gerektiğini düşündüğüm saldırıyla hayatını kaybettiğinden terör şehidi sayılması gereken bu arkadaşımıza ne yazık ki bandırma terör şehitlerine göstereceği ve daha sonra gösterdiği ilgi ve takibi göstermemiştir. Aynı bandırmanın bu terör şehidine göstermediği ilgi Ankara’daki terör olayıyla hayatını kaybeden Astsubay Mehmet kutlu’ya göstermesi beni sevindirip onurlandırırken bir yandan da üzmüştür. Onun adını bir parka veren bandırma ve bandırmalı neden bandırmanın ve Balıkesir ilk basın şehidi Cihan Hayırsevener’in adını herhangi bir okula caddeye veya meydana vermemiştir. Bu davranış bandırmanın ve bandırmalının şehitler konusunda ayırım ve farklılık yaptığını söylememizi sağlayabilecek bir durumdur düşüncesindeyim. Burada başta Mehmet kutlu olmak üzere bandırmanın verdiği bandırmada yatan veya bandırmalı olup başka yerleşimlerde yatan tüm şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyorum. Baştan Mehmet kutlu olmak üzere Cihan Hayırsevener olmak üzere tüm terör şehitlerine ve bütün şehitlerimize tanırdan rahmet diliyorum. Ruhları şaad olsun ama artık bandırma ve bandırmalı yönetimler tüm terör şehitlerine onları yaşatmak konusundaki icraatlerin de aynı hassasiyet aynı değerlendirme ve aynı yaşatma cabasını sergilesinler. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.