güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

BALIKESİR İLİ VE KUVA-Yİ MİLLİYE

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:49

Değerli okurlarım son zamanlarda medyada yer alan, haber hakikaten dikkat çekiciydi. Bu medya beyanında içinde Balıkesir’imizde bulunduğu bazı illere İstiklal Madalyası verilmesi konusunda kanun teklifi hazırlanıp, Meclise sunulmasından, bu illerin İstiklal Madalyası sahibi yapılacağından bahsediyordu. Yanlış hatırlamıyorsam, bu iller Çanakkale, Balıkesir, Afyon ve Adana gibi illerdir. Belki benim hatırlamadığım başka illerden de söz edilmiş olabilir. Ancak bu illerin hepsine Antep, Maraş, Urfa gibi İstiklal Madalyası verilmesi yönünde çalışmalara, yönelinmesi bu illerin hepsinin sözünü ettim. Üç il gibi kurtuluş harbinden halkıyla rol almış olması söz konusu değildir. Çanakkale ilinin işgalden kurtuluşu, Lozan’dan sonra, Lozan hükümleriyle yahut Mudanya Mütarekesi hükümleriyle olduğu düşünülürse, üstelik İstiklal Harbi sırasında halkın doğru dürüst bir çatışmaya katılmadığı düşünülürse, dışarıdan yapılan Akbaş Baskını dışında, doğru dürüst bir başarılı bir hareket söz konusu olmadığı düşünülürse bu ile hangi hakiki İstiklal Madalyası verilecek. Aynı şey Afyon, içinde geçerlidir.

Bu hudutlarında gerçekleşen, savaş zaferler o il halkının değil,  tüm Türk ordusunun başarılarıydı. Sözü edilen illerden sadece Balıkesir ve Adana’dan işgalci düşmanla ona direnen halkının savaştığı görülebilmiştir. Bu yüzden bence sadece Balıkesir ve Adana illeri özellikle Balıkesir ili İstiklal Madalyasını hak eden hakkının verilmesi geciken il durumundadır. Hatırlatmak isterim, Balıkesir korucu cephesi gibi cepheler kurarak Yunan İşgalini geciktirirken, Mustafa Kemal ve arkadaşlarına da kongre yapıp, meclisi açacak, ülkeyi kurtaracak, teşkilatlanmayı sağlayacak zamanı kazandırmıştır. Üstelik İstiklal Savaşının temel dayanağı olan Kuva-i Milliye’de Balıkesir’imizde vücut bulmuş, büyük olasılıkla Balıkesir’imize has ortaya çıkmış bir kuvvettir. Bu yüzden halkımızın beceriksizliği, isteksizliği nedeniyle gecikmiş, olan İstiklal Madalyası hukukunun bu gün verilme ihtimali söz konusu olması biz Balıkesirlileri uyumakta olduğumuz bu konudaki uykumuzdan uyandırmalıdır, düşüncesindeyim.

Bu amaca hizmet maksadıyla siz değerli okurlarıma ve dolayısıyla Balıkesir halkımıza Kuva-i Milliye ve Balıkesir arasındaki münasebeti tanıtmak ve neden İstiklal Madalyasını her ilden çok Balıkesir’imizin hak ettiğini vurgulamak istiyorum ve diyorum ki:Değerli okurlarım, bu gün üzerinde yaşadığımız vatanımızı, tebası olmakta, övündüğümüz devletimizin yaratıcısı olan, Kuva-i Milliye Balıkesir’imizde özdeşleşmiş, bir unsurdur dediğimizde pek de yanlış bir ifade kullanmış sayılmayız. Çünkü Osmanlı Döneminin Karasi Sancağı olan bu günkü adıyla Balıkesir Vilayeti dediğimiz Balıkesir’imiz kurtuluş harbimiz açısından öncülük yapmış, yerleşim yerlerimizin öncülerinden birisinden birisidir. Her ne kadar bu öncülükte Bandırma’mız merkez açısından fiili olarak katkısını göremesek de Balıkesir’imizin bu günkü idari teşkilatına pek çok ilçesi Kuva-i Milliye’ye katkısı ve katılımıyla kurtuluş harbinin gerek hazırlık evresinde, gerek mücadelelerin gerçekleşme evrelerinde büyük çapta evlatlarıyla katkıda bulunmuş görev ifa etmişlerdir. İzmir’e yakın oluşu nedeni ile Yunan işgaline karşı halkının tepki gösterdiği ilerleyen Yunan işgaline karşı halkının teşkilatlanma gösterdiği en önemli merkezlerden birisi Balıkesir’imiz olmuştur. Mustafa Kemal Bandırma vapuruyla 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarken, bu vapurun adı dolayısıyla Kurtuluş harbi tarihi açısından, Türkiye Cumhuriyeti açısından, adını duyuran Bandırma’mız Kurtuluş Harbi açısından fazla önemli bir çaba ve çalışma göstermemişse de Balıkesir’imiz oluşturduğu ,direniş teşkilatıyla ve bünyesinde topladığı kongrelerle Kurtuluş Tarihi açısından önemli görevler ifa etmiştir. Çünkü Balıkesir’imiz peş peşe gerçekleştirdiği Balıkesir Kongreleriyle teşkilatlandırarak Kuva-i Milliyeyi sahasında hakim ve amil kılmış, İzmir’den ilerlemeye başlayan işgali Yunan Kuvvetleriyle, Kuva-i Milliye güçlerini kullanarak fiilen mücadeleye başlamıştır.

Bünyesinde toplanan Balıkesir kongreleriyle bir sancak olmasına karşın Yunan Devletiyle tek başına mücadeleye girecek teşkilatlanmayı gerçekleştirmiş ve Yunan kuvvetlerini uzunca bir süre oyalayarak Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Erzurum, Sivas kongrelerini yapıp Türkiye Büyük Millet Meclisini açmaya yetecek kadar zaman kazanmıştır.  Bu yüzden Balıkesir’imizi mücadelelerinde takdir etmemek büyük ihmaldir. Yunan işgal kuvvetleri Balıkesir’imizi ele geçirene kadar süren mücadeleler esnasında pek çok Balıkesirli hemşerilerimiz veyahut Vatan evladımız bu mücadelelerde destansı icraatlar ve mücadeleler yaşamışlardır. Bu mücadeleler sadece işgalci Yunan Kuvvetlerine karşı değil, onun ve onu destekleyen diğer işgalci büyük devletlerin, oyuncağı haline gelmiş, Osmanlı Hükümetinin silahlı kuvvetleri ve taraftarlarıyla da yapılmıştır. Nitekim Meclisin açılışı, öncesi ve sonrasında Balıkesir’imiz, İstanbul yanlısı ve Mustafa Kemal karşıtı bazı isyancı kuvvetlerle de yapılan, mücadelelere sahne alabilmiştir. Bunların başında I. ve II. Anzavur isyanlarıyla Çerkez Ethem isyanlarını söylemek yerinde olacaktır. Bütün bu tür mücadelelerde sancaklaşan pek çok isim saymak mümkündür. Ancak mücadele açısından önemle vurgulanması, gereken hususun Balıkesir’in sancak olarak, Yunan Devleti ile tek başına mücadeleye girişip, onun ilerleyen işgalini önemli bir süre oyalayıp, Mustafa Kemal ve arkadaşlarına onların örgütlenip, direniş için teşkilatlanmalarına zaman kazandırmasını, zikretmek, sorgulamak şarttır düşüncesindeyim. Balıkesir’imiz gerçekleştirdiği, kongreleriyle T.B.M.M.’ si bünyesinde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Erzurum ve Sivas kongrelerine dayandırarak oluşturacakları, teşkilatlandırmalarında öncülüğünü yaptığını söylemenin de mümkün olacağı kanaatindeyim. Ne var ki Kurtuluş harbi açısından bu derece önemli görev ifa etmiş, önemli yer tutmuş Balıkesir’imiz Kurtuluş Harbi sonrasında yapılan değerlendirmelerle, hak etmiş olması gereke, şeref ve payeleri, mevkii işgal edememiş, elde edememiştir. Çünkü kendisinden daha az çaba ve başarı sahibi bazı güneydoğu illerimiz İstiklal Madalyası alma, imkanı ve Kurtuluş Harbi hazırlık devresindeki icraatlarını hatırlatacak lakap sahibi olurken, Balıkesir’imiz bu imkan ve haklardan faydalanamamıştır. Nitekim Urfa, Şanlı lakabıyla, Maraş Kahraman lakabıyla, Antep Gazi lakabıyla adlandırılıp, İstiklal Madalyası sahibi yapılırken onlar gibi davranan, onlardan daha fazla gayret ve çabaya yönelip, Kurtuluş Harbinin genel oluşumuna daha fazla katkıda bulunan Balıkesir’imiz her hangi bir lakaptan ve İstiklal Madalyasından mahrum kalınmıştır. Bu nedenle Balıkesir’imizin Kurtuluş Harbindeki yaptığı görevin, Ülkemiz çapında tam manasıyla anlaşılıp değerlendirmediğini söylemenin yanlış olmayacağını düşünmek mümkündür.

Bu tür davranışı, İstiklal Harbini kazandıran yönetici kadro tarafından neden gerçekleştirildiğini tam manasıyla anlamakta mümkün değildir. Ancak bu davranışın izahını Balıkesir’imizin bünyesinde Anzavur isyanları ve Çerkez Ethem isyanının fazla taraftar bulmuş olmasında aramak şeklinde düşüncelerde söz konusu olabilmektedir. Bu düşünce sahiplerine göre Kurtuluş Harbinin ilk safhalarında Mustafa Kemal ve Kuva-i Milliye açısından önemli görevler ifa eden, Balıkesir Anzavur İsyanlarına ve Çerkez Ethem İsyanına verdiği nüfus katkılarıyla ilk yaptığı hizmetleri gölgelemiş bu yüzden Kurtuluş Harbi sonrasında ilk dönemdeki çaba ve gayretleri, bu nedenle değerlendirme dışı bırakılmıştır. Şu da bir gerçektir ki, Balıkesir’imiz Güzellikler Listesine denilen listeye en fazla isim vermiş, illerimizden birisidir. Belki de en başta gelenidir. Şunu da vurgulamak isterim ki Balıkesir’imiz İstiklal Madalyası konusunda ve lakap konusunda zaten vekilleri vasıtasıyla veya temsilcileri vasıtasıyla T.B.M.M.’ sinden olsun, Türkiye Hükümetlerinden olsun doğru dürüst bir istek ve talepte de bulunmamıştır. Bu arada şunu da vurgulamak isterim ki aynı umursamazlığı kendini Türkiye’ye ve Dünyaya tanıtan Bandırma Vapuru konusunda Bandırma’mızda göstermiştir. Bu sembolleşen gemi hakkında Bandırma’mızda hiçbir anıt hatırlatacak eser getirilmemiştir. Ne yazık ki sahiplerinden birinin yerleşim yeri olan Erdek’te Bandırma Vapuru konusunda aynı umursamazlığı göstermiştir. Şunu da belirtmek gerekir ki bazı vesikalarda sahibi olarak Erdek’te gösterilen şahsın soyu veya mirasçıları da Bandırma Vapuruyla ilgili sahibi olan dedeleriyle ilgili hiçbir açıklama ve beyanda bu güne kadar bulunmamışlardır. Balıkesir’imizin Kurtuluş Harbi sırasında Kuva-i Milliyeyi ortaya çıkaran oluşturan ilk kent olma ihtimali büyük olasılıktır. Bu konu da bilgi veren akbas baskını ve Hamdi Bey isimli eserde Balıkesir’in Kuva-i Milliye ruhunu ortaya çıkaran ilk vilayet olduğu konusunda şu bilgiler mevcuttur. Nasihat heyeti üyeleri, belediyeden çıkarıldılar. Halkla temas ettirilmeden Jandarma muhafazasında Havrana sevk edildiler.

Savaşa hazırlanıyorduk. Savaşa hazırlanıyorduk ama, silahımızda, cephanemiz de yoktu. Aslında vardı ama, biz onları kendi elimizle düşmana teslim etmiştik. Bütün silahlarımızı teslim ettikten sonra da döne döne silah aramaya çıkmıştık…

Şimdi, düşmana teslim ettiğimiz silahlarımız hiç değilse bir kısmının geri almanın yolları bulunmalıydı. Ya da henüz teslim edilmemiş olanlar varsa onlara el konulmalıydı.

Yoksa, ne ile savaşırdık.

Ezine’de, Bayramiç’te bir miktar silah bulunduğu söyleniyordu. Telgraf Müdürü Kazım Bey bu konuda bir takım temaslar yaptı.

Sonra, Ezine’ye bir Müfreze gönderildi. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.