güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

ATATÜRK BÜSTLERİ VE HEYKELLERİNE YÖNELİK SERGİLENEN HAKARET GÖRÜNTÜLERİNİN AMAÇLARI ÜZERİNE

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2020 21:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.12.2020 21:51

Kıymetli Okurlarım;
Son dönemde ulusal medyaya mensup bazı gazetelerde yayınlanan, Atatürk büstleri ile ilgili öğrenci veya gençlerin sergilediği görüntüler toplumda infial yaratmaya başlayacak karakter ve özellikler arz etmektedir. Çünkü bu gazetelerde Atatürk büstü etrafında onu da konuya dâhil edecek şekilde sergilenen ve gazetelerde yer alan örüntüler milletimizin Atatürk adını vererek ebedi lider kabul ettiği Mustafa Kemal’e hakaret kabul edilebilecek yorumları ortaya çıkarabilecek özelliktedir. Öğrenciler veya gençler bu tür görüntüleri sergilemeye niye teşebbüs etmekte, bu görüntülerle neyi dile getirmek veya kimlere ne mesaj vermek istemektedirler? Bu öğrenciler hatta gençler hiçbir kötülüğünü görmedikleri, aksine bugün kendilerine verilmiş, sahip oldukları pek çok hak ve imkânı nimeti sağlamış bir Türk büyüğünü neden hedef alıp, onu küçük düşürmeye çalışmaktadırlar? Şüphesiz bu öğrencileri bu gençleri bu tür davranışlara sevk edenler yönlendirenler olmalıdır. B yönlendirmeyi yapan kişiler olabileceği gibi gruplar hatta dernekler, teşkilatlar, kurumlar, belki resmi kurumlar bile olabilir. Tekrar ediyorum bu tür görüntüleri gerçekleştiren öğrenci ve gençler bu tip icraatları kendiliğinden sergilememektedirler diye düşünmekteyim.
Onlar bu tür görüntüleri ya kendilerini ele alıp eğitme maskesi altında kendilerine göre biçimlendirmeye veya yönlendirmeye çalışan kişilerin veya düşünce sahiplerinin, siyasi grupların isteğini gerçekleştirmek için yapmaktadırlar. Veya bu gibi çevreler kendilerinden bizzat istemese bile, bu tür davranışların onları memnun edeceğini sevindireceğini bildiklerinden; onların gözüne girmek amacıyla bu tür davranışları sergilemektedirler. Bir başka tabirle Atatürk büstlerinde Atatürk’e hakaret eden öğrenci ve gençler bu davranışlarını, ya Atatürk düşmanları, laiklik cumhuriyet yönetimi rehberlerinin isteğiyle veya halkın tabiriyle “ Kraldan çok kralcı gözükmek” hevesiyle sergilemektedirler. Nitekim bunlardan medyada sergilenen Kartal İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin Atatürk büstünde sergilediği görüntüde bence bu tip öğrencilerin sergilediği bir görüntüdür. Tabii ki bu öğrencilerin yaptığından daha ziyade onlara bunu yaptıranlar, yaptıran çevreler önemlidir. Yoksa bu görüntü de yer alan 4 kız öğrencinin Mustafa Kemal’den bir kötülük görmüş olması ve ona kızması mümkün değildir. Öyleyse bu kızlar neden medyada yer alan yoruma göre Atatürk’ü şeytan telakki edip topluma öyle göstermeye çalışsınlar. Eğer bu kızlar hakikaten Mustafa Kemali şeytan olarak görüp göstermek için bunu yapmışlarsa gerçekten şeytan onların içine yerleşmiş demektir. Bir başka tabirle kendilerini Nur baba gibi gösteren ve tanıtan Atatürk karşıtı, laiklik karşıtı söz de dini bütün kişi ve gruplar; düşman kabul ettikleri Mustafa Kemali etkiledikleri öğrencilere gençlere hatta insanlara da dini düşmanı bir oranda şeytan tanıtmaya önem vermişlerdir. Bu gibiler önce ki dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilere bu gibiler karşısında daha fazla sahip çıktığından tam anlamıyla etkili olamamakta Mustafa Kemal’e ve anıtlarına saldırtamamaktaydılar. Bu nedenle eski dönemlerde bilhassa ihtiyar hacılara veya tarikat mensuplarına yahut meczuplara Atatürk büstlerine saldırı ve hakaret hareketler yaptırırlardı. Oysa bugünkü ortamda sebebini bilmememe rağmen Mustafa Kemal’e ve eserlerine karşı bir umursamazlık hatta bir oranda değiştirme ortadan kaldırma çabası başladı diye düşünmekteyim. Nitekim Cumhuriyet Bayramı kutlamasının yapılmaması, gelecek yıllarda 19 Mayıs Gençlik Spor ve Atatürk’ü Anma Bayramı kutlamalarının illerde ( Ankara dışında) alanlarda kitlesel törenlerle kutlanmasının kaldırılması, okullarda andın okunmasının kaldırılması, Gençliğe Hitabenin ayet olmadığına göre kaldırılmasının istenmesi gibi girişim ve oluşumlar hep bence Mustafa Kemal karşıtlığını şuandaki rejimin değiştirilmesinin özendirilmesi olarak değerlendirilebilecek olgular veya düşüncelerdir. Bence öğrencileri ve gençleri yönlendirebilecek eğilebilecek durumdaki kişi ve grupların bu tür girişim ve icraatları onları Atatürk’e ve bilhassa büstlerine karşı hakaretvari, hareket ve icraatla sevk etmekte önemli etken durumunda olgulardır. Çünkü halkımız arasında meşhur sözdür “ İmam yellenirse Cemaat defi hacetini yapmış.” Düşünün gençleri ve öğrencileri yönetip yönlendirecek eğitecek olanlar Mustafa Kemalle ilgili bayramları, hitabeleri, antları kaldırırsa veya kaldırmayı düşünürse onların denetimindeki öğrenci veya gençlerin Atatürk büstünde Mustafa Kemal’i şeytan göstermeyi amaçlayan belki de burnuna halka taktık yahut burnundan yakaladık demeyi amaçlayan görüntüler sergilemesine şaşmamak gerekir düşüncesindeyim. Tabii burnuna halka taktık, burnundan kıstırdık demek istiyor olabilirler düşüncesi benim şahsi düşüncemdir. Belki bunu değil de başka bir mesajı vermek istemiş olmaları da mümkündür. Ancak bu dört İmam Hatiplinin eğer içlerine şeytan girmemişse, Nur baba görünen şeytanlar kalplerine Atatürk düşmanlığını işlememişse yahut ailesel bir etki sevkiyle bu görüntüyü sergilememişlerse yaptıklarını izah etmek oldukça zordur. Çünkü başka bir sebep bu ve benzeri görüntüyü sergiletemez. Bu davranış çocukça bir olgu değildir. Sergilenen görüntüyle verilmek istenen bir amaç vardır. Hele arkasından bir kesimin bunların hareketine sahip çıkıp, onları suçsuz göstermek için İzmir’de başka bir okul öğrencilerinin hakaret içeren davranışını medyaya iletmesi bence bu 4 İmam Hatiplinin hakikaten hareketlerinin ardında bir mesaj olduğunu imajını kuvvetlendirmiştir. Hakikaten birileri bu öğrencileri bu yöne itmeseydi o birilerinin benzerleri bu olaya sahip çıkıp karşı gruptakileri de kendileriyle aynı göstermek çalışmasının peşine düşmezlerdi. Zaten önce ki dönemlerde birilerinin İmam Hatipler için “ bizim arka bahçemizdir” tabirini kullandığını toplum umarım unutmamıştır.
Kanaatimce bugün birilerinin hazırladığı toplumsal ortamda bu arka bahçeler artık ön bahçe durumuna getirilmektedir. Haliyle bu ön bahçelerde açan yeni nesil güllerde sahiplerinin göğsünü kabartacak görüntüler sergilemektedir, sergilemekten çekinmemektedirler. Arkalarındaki destek kesilmedikçe daha farklı görüntüler sergilemelerinin artarak sürmesi beklenebilecek bir durumdur. Son dönemde “ Ne Mutlu Türküm Diyene” sloganı terk ettirilen yeni neslin Araplığa, Kürtlüğe, Acemliğe özenmesi; Türklüğün liderlerine ve kahramanlarına sırt dönüp hakaret etmesine şaşmamak gerekir. Çünkü bir yandan alt kültürcüler ( Kürtçüler, Çerkezler vs.) bir yandan mezhepçiler ( Sünniler, Şiiler, Aleviler) bir yandan tarikatçılar ( Nursiler, Fethullahçılar, Nakşiler, Süleymancılar) bir yandan Osmanlıcılar, Hilafetçiler, AB’ciler, sosyalistler, komünistler bu milletin evlatlarını kendi yanlarına çekip milli benliklerini unutturmak peşinde koşarken; gençlik milli benliğini kaybetmiştir. 
Bu şekilde milli benliğini kaybeden veya milli benliği kaybettirilen bir başka tabirle Türklüğü kaybettirilen gençliğin Türklük için önemli kişilere ve milli değerlere sahip çıkmasını beklemek imkânsızdır. Nitekim Atatürk büstlerine ve heykellerine karşı hakaretvari yahut hareket amaçlı görüntüler gerçekleştirenler bence bu tip yetiştirilen, yetişen gençlerin eseridir. Ancak tekrar vurgulamak isterim ki gençlerin Atatürk büstlerine heykellerine gerçekleştirdikleri bu hakaret görüntülerini sergilemeleri kendiliğinden olan bir davranış değildir. Bu tür davranışlar bence ya onlara birileri tarafından yaptırılmakta ya da onlar birilerinin gözüne girmek amacıyla bu davranışları yapmaktadırlar. Bunu yaparken de milli benliklerine, milli duygu ve hislerine aykırı hareket ettiklerini fark edememektedirler. Çünkü bu davranışları sergileyen gençler ve öğrenciler bence bunlardan uzak yetiştirilmişlerdir. Ve birileri onlara bu farklı davranışları göstermeleri için önderlik, örneklik etmektedirler.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.