güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün Tarih Akışındaki Yeri

Yazının Giriş Tarihi: 01.05.2024 08:14
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.05.2024 08:15

1 Mayıs’ın 1935’ten başlayan bahar bayramlığı 1980 yılına kadar aralıksız sürecektir. Ancak şurası da bir gerçektir ki Mustafa Kemal’in ölümünden başlayarak özellikle 1950 döneminde başlayan demokrat parti döneminde ülkemiz hızla dünya üzerindeki bloklar arası soğuk savaşın çekiştirme ve etkileme sahasına düşmüştür. Nitekim bunun en bariz örneğini 2. Dünya Savaşı sırasında yaşayan ülkemiz demokrat parti döneminde hemen yanı başımızdaki komşumuz Sovyetlerin bizden bazı toprak talepleri nedeniyle ABD’nin başında bulunduğu bloğa doğru kayarak yaklaşarak kurtulma çabası içerisine girmiştir.

Bu giriş nedeniyle ABD ile yapılan bu dönemdeki bazı antlaşmalar ve daha sonra gerçekleşecek NATO paktına katılışımız bizi ABD ile müttefik bir devlet durumuna getirdiği gibi onun etki sahası haline de getirmiştir düşüncesindeyim. Ancak bir yandan da Sovyetler Birliği ile sınırdaş olmamız ondan kaynaklanan bazı fikir akımlarının da bizde taraftar bulmasına sebep olduğu muhakkaktır. Bu durum nedeniyle ülkemizde Sovyet ve Çin kökenli bir sol grup oluşurken ABD ve Avrupa kökenli fikirlere bağlı bir sağ grupta oluşmuştur.

Sol grup sağ grupla mücadelesinde temel dayanağı olarak işçi sınıfını esas aldığından İşçi Bayramı’nı kendisi için önemli bir gün kabul edip ülkemizde resmi olmasa bile ciddi ciddi 1 Mayıs İşçi Bayramları kutlamaya yönelmiştir. ABD kendi ülkesinde nefret duyduğu işçi sınıfına ve işçi bayramı 1 Mayıs’a karşı nefretini bizdeki sağ gruba da özellikle sırtını ona dayanan kapitalist sınıfa da aşıladığından sağ grubun çoğunluğunu oluşturan bu sınıf 1 Mayıs işçi bayramı kutlamalarına ve işçi düşmanlığına hırsla bilenmişler. Bu Bayramı kutlayanlara karşı başlangıçta ABD’de görülen durumun aynı davranışlarla mücadeleye girişmişlerdir.

Bu mücadeleler sırasında çoğunlukla 1 Mayıslarda kavgalar, ölümler olmaya başlamıştır. ABD’nin etkisiyle 1 Mayıs İşçi Bayramı’na bizdeki sağcı radikal dinci hatta milliyetçi kesimler bile komünist bayramı gözüyle bakmaya başlamışlar. Bu nedenle bu bayramı kutlayanlara komünist diyerek en ufak bir kışkırtma da “Vurun Komünistlere” nidalarıyla saldırıp ölümlere neden olmaya başlamışlardır. Karşı tarafı oluşturan işçi kesiminin arasına sızan farklı görüş sahipleri, ayrılıkçı Kürt grupları, sosyalistler, hatta komünistler de belki bunların arkasından Sovyet Rusya’nın bazı devlet organları da sol grupları sağcılara saldırtacak bu saldırlar için işçi bayramını kullandıracak girişimler gerçekleştirmiş olabilmişlerdir.

Sözün kısası bu nedenle aslında bir işçi bayramı olan 1 Mayıs bayramı bir sürü kavganın, yaralamanın ve ölümün olduğu bir bayram durumuna getirilmiştir. Hatta bu tür ölümlerin en büyük sayıda yaşandığı 1977 1 Mayıs bayramı tarihimize “Kanlı Pazar” diye geçmek durumunda kalmıştır. Büyük şehirlerimizin tanınmış meydanlarında kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramları böyle kanlı olaylarla geçtiğinden halkımızın kafasında 1 Mayıslar kanlı sahnelerin yaşandığı kötü bir tarih olarak yerleşmiştir.

1980 darbesiyle ülkemizdeki rejime yeniden bir ayar vermek durumunda kalan Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemiz demokratik rejimini yeniden rayına oturtan 1980 darbesi bu halkımızın kafasındaki 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın izlerini yok etmek için bu bayramın kutlanmasını yasakladığı gibi bu bayramın varlığını sürdürmesine sebep olacak düşüncesiyle Mustafa Kemal’in milletimize armağan ettiği 1 Mayıs Bahar Bayramı’nı da kaldırmayı ihmal etmemiştir.

Ancak bu kaldırılışın sadece bu amaçla olduğundan şahsen şüphem vardır. Darbe sonrasında gelinen bugünkü ortam düşünülürse Mustafa Kemal’in getirdiği pek çok sistemin ve inkılabın izlerinin silinme çabası göz önünde bulundurulursa acaba o zamanın darbecilerinin amaçları arasında da bugünkü ortamın önünü açmak Mustafa Kemal’in izlerini silmek çabası yer almış olabilir mi diye düşünmemekte oldukça zordur kanaatini taşımaktayım.

Nitekim Bahar Bayramı ile birlikte 27 Mayıs tarihli Hürriyet ve Anayasa Bayramı’nın kaldırılması da sanki bu darbenin daha önce yaşanan 1961 27 Mayıs’ındaki darbenin rövanşını almak amacıyla yapılmış bir karşı devrim olma ihtimalini de düşündürmediğini söylemek oldukça zordur. Darbecilerin ve darbeyi takip eden yönetimlerin kaldırılan Bahar Bayramı ve İşçi Bayramı yerine başka tarihleri aynı amaçla kutlatma çabalarının da bulunduğunu belirten kaynaklarda yok değildir. Hatta bazıları 24 Temmuz’un 1 Mayıs’ın yerini alması çabaları gösterildiğini dile getirdiklerini belirttiğini de görmek mümkündür. Devam edecek…

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.