güvenilir kaynak casibom giriş maritbet
SON DAKİKA
Hava Durumu

Kurtuluşun 95’inci Yılını Kutladık

Bandırma’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yılı törenlerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanında yapılan ilk törenin ardından Ayyıldız Tepedeki Son Kurşun Anıtında devam edildi.

Haber Giriş Tarihi: 18.09.2017 10:43
Haber Güncellenme Tarihi: 18.09.2017 10:43
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.bandirmayasam.com.tr
Kurtuluşun 95’inci Yılını Kutladık

Bandırma’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yılı törenlerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanında yapılan ilk törenin ardından Ayyıldız Tepedeki Son Kurşun Anıtında devam edildi.

Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan Kurtuluş Günü kutlama törenine Kaymakam Günhan Yazar, Balıkesir Milletvekilleri Sema Kırcı, Namık Havutça, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, Garnizon Komutan Vekili Hava Pilot Albay Selahattin Akalp, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yarbay Recep Cansu, İlçe Emniyet Müdürü Ali Haydar Kılıç, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Kılıçgil, Siyasi Parti İlçe başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, Sivil Toplum Kuruluşları ile çok sayıda vatandaşlar katıldı.

Kaymakam Günhan Yazar, Belediye Başkanı Dursun Mirza ve Garnizon Komutan Vekili Hava Pilot Albay Selahattin Akalp sırasıyla Atatürk Anıtı’na çelenk sundular.

Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza kurtuluş günü anısına yaptığı konuşmada” Güzel Bandırmamızın tarihinde çok önemli bir yer tutan kurtuluş günümüzün 95. yılını, siz sevgili hemşerilerimle birlikte coşkuyla kutluyoruz. Sabah bir başka doğar güneş 17 Eylüllerde. Kurtuluşun sevinci ile çocuğu, genci, yaşlısı her Bandırmalının yüreği kıpır kıpırdır. İlk kurtuluş bayramını kutladığımız 1923 yılından bu yana her yıl aynı heyecan ve coşkuyla karşılarız 17 Eylülleri. 2 yılı aşkın yaşanan işgal sonrası özgürlüğüne kavuşan bu güzel kentin en büyük bayramıdır 17 Eylül. 17 Eylül Kurtuluş Bayramımız kutlu olsun.

Özgürlüğe tutkun bir ulusun, tüm yokluklara, olanaksızlıklara rağmen, Büyük Atatürk önderliğinde kazandığı unutulmaz zaferin adıdır kurtuluş. Acıları sevince, esareti özgürlüğe, ümitsizliği onurlu bir geleceğe dönüştürmenin adıdır kurtuluş. Ayyıldızlı bayrağın gölgesinde göğsünü gere gere, başı dik yürüyebilmektir, ezan sesleriyle yüreklerin ürpermesidir kurtuluş. Başkomutan Mustafa Kemal yönetiminde dünya savaş tarihine unutulmaz bir not düşen kahraman ordumuza duyduğumuz sonsuz minnettir kurtuluş. Kurtuluş 19 Mayıs’tır, Bandırma Vapurudur. Kurtuluş Erzurum’dur, Sivas’tır. Kurtuluş 23 Nisan’dır. İnönü’dür, Dumlupınar’dır, Sakarya’dır, Afyon Kocatepe’dir kurtuluş. Kurtuluş 30 Ağustos’tur, 9 Eylül’dür. Kurtuluş 17 Eylül’dür. Kurtuluş Cumhuriyet ve Mustafa Kemal’dir.

Sevr anlaşması sonrası yurdumuza koyu bir karanlık çökmüştü. Anadolu’nun dört bir yanı yabancı bayrak ve askerlerin işgaline uğruyordu. Coğrafi konumu nedeniyle hassas bir yerde bulunan Bandırma, daha ilk günden işgalcilerin ilgisini çekmiştir. İzmir’in işgali sonrası, yıllarca bu kentte bizlerle yan yana yaşamış, komşuluk yapmış, acıları, sevinçleri paylaşmış Rumlar ve Ermeniler birden değişmiş bize düşman kesilmiştir. İzmir’in işgalini adeta kutlarcasına Bandırma’yı yunan bayraklarıyla donatmışlardır. O günleri yazarımız İlhan SELÇUK Yüzbaşı Selahattin’in Romanı’nda şu satırlarla anlatıyor: “21 Mayıs 1919 günü Bandırma’ya geldiğimiz zaman, şehirde Yunan bayraklarıyla süslenmiş zafer takları gördük. Şehri gezdiğimizde derin bir acıya gömüldük. Her yanda Venizelos’un resimleri, Yunan bayraklı taklar ve sokaklarda Rumların sesleri ‘Yaşa Venizelos’.”

Manisa’daki 17. kolordu Komutanlığı görevine giderken Bandırma’ya gelen Bekir Sami Bey, Bandırma’nın bu durumu karşısında adeta kahrolmuş ve bu şımarıklığı kabullenmeyerek derhal müdahale etmiştir.

Kendisi de aslen Manyas Haydar Köyünden olan Bekir Sami Bey, 22 Mayıs 1919 sabahı Yaveri Yüzbaşı Selahattin’i göndererek, Bandırma’da görevli tümen komutan vekilini kaldığı otele çağırmış ve ona şehirdeki Yunan bayraklarını toplatması emrini vermiştir.

Yarım saat sonra şehirdeki bütün Yunan bayrakları indirilmiş ve Bandırma halkı da bu olayda askerlere yardımcı olmuştur.

Kaçışlarından üç gün önce yunan askerleri tarafından kentteki tüm erkekler silah zoruyla toplanmaya başladı ve Bandırma’ya yarım saat mesafede bulunan Mamun Altına götürüldükleri haber alındı. O gün akşama kadar her aile tutuklanan yakınlarına ekmek ve su taşıdı.

16 Eylül’e kadar burada tutuldular. O gün öğle üzeri binlerce kişi Haydar Çavuş Camii’ne getirildi. Üst üste denilecek şekilde camiye dolduruldu. O gün top ve silâh sesleri şiddetlendi. Karşılıklı top mermileri kasaba içine de düşmeye başladı. Bandırma bir harp yeri olmuştu.İkindi üzeri idi ki, gemilerden atılan bir yangın mermisi sahildeki büyük tütün mağazalarını yaktı. Alevler gökyüzünü sardı. Etrafa yayılmadan söndürülen bu yangından sonra gece ikinci bir “yangın var!” sadaları ortalığı çınlatmağa başladı. Herkes bu ikinci yangının günlerdir söylentisi dolaşan büyük yangın olduğunu anlamıştı. Ateş gökyüzünü kıpkızıl kaplamış, kıvılcımlar saçıyordu Yangın o kadar şiddetlendi ki âdeta her taraf birden yanıyordu. Bu arada Haydar Çavuş Camii’ne kapatılan üç bin kişi, dışarıdan sesleyen hamiyetli bir Müslüman’ın uyarısıyla kapıları, pencere demirlerini kırarak, kendilerini ikinci kattan, hatta minareden atarak dışarı fırladı. On-on beş dakika geçmemişti ki müthiş bir patlamayla câminin havaya uçtuğu görüldü. Bandırma’ya yakın bir yerde bekleyen Türk Ordusu, sabah hava aydınlanınca şehre girmeyi planlıyordu. Ancak Ermeni fedailerin halkı katletme planı yaptığının anlaşılması üzerine Ordu’nun her biri aslan kesilen süvarileri Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’nin selâmını müjdeleyerek Bandırma’ya girdiler. Askerlerimiz alkış ve “yaşasın!” sedaları ile karşılandı.

Sabah olduğunda güzel Bandırma enkaz yığınına dönmüştü. Yangından ve olabilecek katliamdan kaçarak kırlara giden halk geri döndüğünde bu acı manzarayla karşılaştı.

6.000 haneden ibaret olan Bandırma’nın 5.000 hanesi tamamen yanmış, en fazlası Çınar Mahallesi olmak üzere çeşitli mahallelerde bin hane kalmıştı.”

İşgalcilerden arta kalanlar Bandırma’yı terk ederek Erdek’e doğru kaçmaya başladı. Onları kovalayan askerlerimiz Ayyıldıztepe’de savaşa tutuştu. Buradaki çarpışmalarda 61. Alay Komutanı Yarbay Vecihibey ve Hücum Taburu Komutanı Binbaşı Süleymanbey başta olmak üzere 80 askerimiz şehit oldu. Bandırma’dan bir gün sonra da Edincik ve Erdek işgalden kurtarıldı ve vatan topraklarımız özgürlüğüne kavuştu.Bandırma vapuruyla Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcına adını yazdıran Bandırma, Ayyıldıztepe’de atılan son kurşunlarla bu büyük zafere son noktayı da koymuştur.

Büyük zorluklarla kazanılan özgürlüğümüzün değerini çok iyi bilmek zorundayız. Adeta yoktan var edilen ve bugün bir vatandaşı olmaktan gurur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’ni hala yok etmek isteyen hainler var. Her fırsatta Cumhuriyete ve O’nun kurucusu Büyük ATATÜRK’E saldırıyorlar. Çok farklı isimlerde ve farklı kimliklerde terör örgütlerini maşa olarak kullanıp bizleri bölmeye çalışıyorlar.

Ama asla bu amaçlarına ulaşamayacaklar. Nasıl kurtuluş savaşının o zorlu koşullarından şanlı nice zaferler kazandıysak, bugün de oynanan her türlü oyunları boşa çıkararak Cumhuriyeti sonsuz kadar yaşatacağız. Bunu herkes böyle bilsin.

Bu özel günde, bugünleri borçlu olduğumuz aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Bu vatan için gazilik onuruna erişen kahraman gazilerimize en içten şükranlarımızı sunuyoruz. Kurtuluş Savaşını zaferle taçlandıran ve bugün de en büyük güvencemiz olan Türk Silahlı Kuvvetlerine sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz” dedi.

Kutlama mesajlarının okunmasının ardından devam eden tören şiir ve folklor gösterileriyle sona erdi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenin hemen ardından Ay Yıldıztepe’de bulunan ‘’ Son Kurşun Anıtı’’nda ikinci bir tören daha düzenlendi.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.