2 Nisan Otizm Farkındalık Günü nedeniyle Engelime Renk Ver Yardımlaşma ve Spor Kulübü Derneği tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda mavi balonlarla farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Etkinliğe Bandırma Kent Konseyi Başkanı Serdar Polat, Engelime Renk Ver Yardımlaşma ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Nercü Çalışkan, Başkan Yardımcısı Nail Yurdusev, Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Dede ve dernek üyeleri katıldı.
Otizme dikkat çekmek amacıyla mavi balonların uçurulduğu etkinlikte bir de basın açıklaması gerçekleştirildi. “Farkındalık yetmez, bize eylem gerek!” başlıklı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; “Geçtiğimiz yıl 2 Nisan’da yaptığımız açıklamanın üzerinden tam 1 yıl geçti. Bu 1 yılda “otizm farkındalık günü” ile varılması gereken hedeflere ne kadar yaklaşıldı?
Tüm dünyada gelişimsel bozukluklardan etkilenen birey ve ailelerinin sayısı katlanarak artıyor. Bu artışa önlem olarak düşünülen müdahaleler ise kaplumbağa adımlarıyla ilerliyor. Kamu kurumları yetersiz, uzmanlar donanımsız, ilgili sivil toplum örgütleri birbirleriyle kavgalı, aileler mutsuz ve umutsuz, çocuklar... Çocuklarımız ise...
Pandemi iki yıldır tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok başlıkta yıkıcı etkilere sebep oldu. Gelişimsel bozukluğa sahip çocuğu olan aileleri de derinden etkileyen süreçler yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerindeki var olan eksiklik ve aksamalara pandeminin yarattığı ek yükler eklendi. Nitelikli eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim, sosyal imkanlardan faydalanma, meslek edinme/istihdam gibi birçok başlıkta sorunlar yaşanırken bunlara bir de giderek ağırlaşan yoksullaşma eklendi. Farklı gelişimsel özellikteki çocuk ve gençlerin pedagojik, tıbbi ve sosyal ihtiyaçlarının hassas olduğu, öncelikli olması gerektiği unutuldu bu dönemde. Tüm bunlar olağanüstü durumlara hazırlıklı olmadığını anladığımız bir eğitim ve sağlık sisteminin sonucuydu. Aileler hiç olmadığı kadar yoruldu ve tükendi. Pandeminin ilk yılında ortaya çıkan tablonun bir kriz yönetimi olduğunu düşünelim. Peki ya, ikinci yılda yetersizliklerin katlanarak artmasına ne demeliyiz!
Otizmle ilgili birçok meselenin yalnızca tıbbi ya da pedagojik olarak ele alınmasını doğru bulmadığımızı yinelemekte fayda görüyoruz. Otizmi bir halk sağlığı konusu olarak ele almak gerektiğini hatırlamak ve ancak bir toplumsal mesele olarak görebilirsek sorunların aşılmasının da mümkün olacağını düşünüyoruz.
Bu bağlamda geçen yılki taleplerimiz aynen geçerlidir:
• Herkese eşit ve ücretsiz sağlık,
• Herkese eşit ve ücretsiz eğitim,
• Otistikler ve yakınları için ücretsiz nitelikli psikososyal hizmetler,
• Gelişimsel bozukluğu olan tüm gençler ve erişkinler için nitelikli mesleki eğitim ve istihdam imkânları,
• Ailelerin bir bütün olarak ele alınacakları psikolojik destek sistemleri,
• Erken yaşlarda yaygın tarama ve erken tanı-müdahale çalışmaları,
• Toplumsal bilinç için okullardan başlamak üzere devlet eliyle süren bilinçlendirme çalışmaları.” /Umut Osman Sunci